Ana Sayfa Blog

Farmasi kolajen kullananlar yorumları

0
Farmasi kolajen kullananlar yorumları
Farmasi kolajen kullananlar yorumları

Sigara kullanımı, hava kirliliği, stres, aşırı yorgunluk, egzersiz yapmama, nemsizlik, düzensiz uyku, düzensiz beslenme, yanlış kozmetik kullanımı gibi faktörler sebebi ile vücudumuzdaki kolajen oranı azalır.

Tabi bu faktörlere ek olarak ta yaş ilerledikçe de kolajenimiz azalır. 20 yaşından sonra her yıl vücudumuz %1 oranında kolajen kaybeder.

Peki kolajeni kaybetmemek için yani vücudumuzdaki var olan kolajeni korumak için ne yapmalıyız? Bu saydığım faktörlerin tam zıttını yapmalıyız. Yani düzenli uyku uyumalıyız, düzenli beslenmeliyiz, stresten uzak durmalıyız, kemik suyu, fasulye, balık gibi gıdalar tüketmeliyiz ve tabi ki yanlış kozmetik ürünleri kullanmamalıyız. Güneştente uzak durmalıyız.

Bunları yapamadığımız içinde gıda takviyesi kullanmamız gerekiyor. Genelde kolajeni kırışıklıklar için, sarkmalar için, yani güzellik için duyuyoruz kozmetik sektöründe. Aslında kolajenin sadece cilde değil; kaslara, kemiklere, bağ dokusuna birçok organımıza faydası var.

Farmasi kolajen ne işe yarar?

Kolajeni 15 gündür kullanıyorum ve cildimde gerçekten bir aydınlanma hissettim. Hafif kaz ayaklarım oluşmaya başlamıştı. 42 yaşındayım bu arada. Onların olması çok normal ve tırnaklarım üstünden soyuluyordu. Bunlarında olmamaya başladığını fark ettim. Tabi ki daha çok yeni!

Günde 2 tablet başladım ve 3 ay kullanılması gerekiyor. Tabi ki cilt yaşınız daha yaşlı ise 3 tablet en fazla 4 tablet kullanabilirsiniz. Aynı zamanda kolajen bir çok organa faydası var dediğim gibi benimde kollarımdaki sinir sıkışmalarımda azalma oldu. Yani parmaklarımda bir hissizlik vardı. Bu hislerin geri geldiğini fark ettim. Önceden dokunduğumda hiç bir acı hissetmiyordum. Ama şu anda tırnaklarımı batırdığım da acı hissediyorum. Bu da çok önemli benim için…

Çünkü sinir sıkışması biliyorsunuz ki bir bardağı bile tutamıyorsunuz zamanla. Bir çok insanda özellikle kadınlarda çok fazla temizlik yaptığı için, ağır işlerle uğraştıkları için kadınlarda daha fazla görülür bu hastalık.

Anlaşıldığı üzere kolajen cildin elastikiyet kazanmasını, parlamasını daha genç görünmesini sağlıyor. Farmasi Nutriplus Kolajen de Tip 1 ve Tip 3 kolajen kullanılmıştır. %100 sığır jelatininden elde edilir ve helal sertifikalıdır.

Tip 1 ve Tip 3 kolajen nedir?

Vücut kolajeninin %90 a yakınını Tip 1 kolajenden elde eder. Cilt, kemik, tendom, fibröz kıkırdak, bağ dokusu, kaslar ve dişlere yapı kazandırır.

Tip 3 kolajen ise; kasların, organların ve artellerin yapısını destekler. Damarlara elastikiyet kazandırır. Kaslara güç verir. Farmasi Nutriplus Kolajen de her tabletinde 1000 ml gr kolajen ve 50 ml gr da C vitamini bulunmaktadır. Araştırdığım makalelere göre içerisinde C vitamini olması daha etkili olmasını gösteriyor.

Tip 1 ve Tip 3 kolajenden bahsettik. Bir de Tip 2 kolajen var. Tip 2 kolajen de daha çok kemik sağlığı ile ilgilidir. Bu da yine bizim gıda takviyelerimiz içerisinde olan Glukozamin içerisinde mevcuttur.

Yani kemik sağlığı için Glukozamin kullanıyoruz. Vücut sağlığı için, organlarımızın sağlığı için, cilt sağlımız için de kolajen kullanıyoruz.

Evet… Ben farkı görmeyi başladım. Eğer sizlerde kullanıp farkı görmeye başladıysanız mutlaka altta yorum bırakmayı unutmayın.

Farmasi kolajen ürünü hakkında daha fazla bilgi almak veya aklınıza takılan sorular için burada Farmasi üyelik formu sayfası üzerinden deneyimli girişimciler ile irtibata geçebilirsiniz.

Kolajen Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Farmasi nutriplus gıda takviyesi hakkında sıkça sorulan soruları sizler için derledik.

Kolajen aç karına mı yoksa tok karına mı alınır?

Farmasi nutriplus kolajen yemekten yarım saat önce 1 kapsül aç karına alınması tavsiye edilir.

Hamileler kullanabilir mi?

Hamilelik sürecinde doktorunuza danışmadan kullanmayınız.

Kolajen iştahsızlık yapar mı?

Farmasi kolajen protein içerdiğinden dolayı iştahsızlık yapmaz. Kolajen bazı organların yapı aktivitesini arttırdığı için iştah açabilir.

Kolajen kemiklere iyi gelir mi?

Evet, gelir, Kırılmasını engeller, yoğunluğunu arttırır. Yaşlanmasını geciktirir. Elastikiyetini arttırır. Yani darbeye karşı esneklik sağlar.

Kolajen yaşlanmayı geciktirir mi?

Evet kolajen yaşlanmayı geciktirmeye fazlasıyla yardımcıdır.

Kolajen günde kaç kez alınır?

Sabah ve akşam olmak kaydı ile günde 2 kapsül alınmalıdır.

Şeffaf Plak Tedavisi (Telsiz Tedavi)

0
Şeffaf Plak Tedavisi (Telsiz Tedavi)
Şeffaf Plak Tedavisi (Telsiz Tedavi)

Metal ve porselen diş tellerine alternatif olarak geliştirilen ortodonti yöntemi olan şeffaf plak uygulamaları, belli düzeydeki çapraşık dişlerin tedavisinde kullanılır. Şeffaf plakların kullanılıp kullanılmayacağı hekiminizin kontrolleri sonrasında belirlenir. Diş ve çene yapılarındaki anormalilerin makul düzeyde olduğu kişilere rahatlıkla uygulanabilir.

Şeffaf Plak Tedavisi

Şeffaf plak diş teli yönteminde kullanılan kalıplar ısıyla şekillendirilir ve esnek kullanım avantajı sağlar. Özellikle ortodonti tedavisinin iş ve okul hayatını etkilemesini istemeyenler, gün içinde sık sık insanlarla iletişim halinde olan kişiler, sanatçılar, tiyatrocular, futbolcular ve yöneticiler tarafından tercih edilmektedir.

Şeffaf plak tedavisi sırasında istenildiği zaman plakların çıkarılabilmesi ve daha sonra tekrar takılarak tedavinin aksatılmadan sürdürülmesi avantaj sağlamaktadır. Yemek yerken, diş fırçalarken çıkarılabilen şeffaf plaklar her yaştan kişide rahatlıkla kullanılabilir.

Kimlere Uygulanır?

Şeffaf plak tedavisi her yaştan hastaya uygulanabilir olduğu için son yıllarda en çok tercih edilen ortodonti yöntemlerinden biri haline gelmiştir. Görünmeyen yapısıyla metal tellerden ayrıcalıklı olan şeffaf plaklar:

  • Plak kullanımına uygun diş çapraşıklığı olan kişilere,
  • Ağız, diş ve çene yapısı tedaviye uygun olan kişilere,
  • Dişleri arasında aşırı büyük boşluk bulunmayanlara,
  • Alt ve üst çene kemiklerinde gömülü diş bulunmayanlara,
  • Çene yapısında anormallik bulunmayanlara,
  • Estetik kaygısı olan kişilere,
  • İşi ve sosyal çevresi nedeniyle görüntüsüne önem verenlere uygulanabilir.

Şeffaf plak tedavisi, amacı hem görünümünün hem de ağız sağlığının ideal olmasını isteyen herkese uygulanabilir. Şeffaf plak diş teli uygulamalarından daha estetiktir.

Nasıl Yapılır?

Şeffaf Plak Tedavisi Nasıl Yapılır?
Şeffaf Plak Tedavisi Nasıl Yapılır?

Şeffaf plak uygulaması için öncelikli olarak bilgisayarlı tomografi kullanılarak hastanın diş görüntüsünün ve hareketlerinin alınması işlemi gerçekleştirilir. Ardından yine bilgisayar destekli tasarım yazılımıyla dişlerin hareketlerine göre ağız kalıpları oluşturulur. Eğer gerekliyse tedavi planı diş hareketlerine göre gözden geçirilir.

Tedavinin ilerleyen aşamalarında da ağız kalıpları alınır. Şeffaf diş plakları setler halinde tasarlanır. Her şeffaf plak yaklaşık 2 hafta kadar kullanılır. Hasta için oluşturulan tedavi planına göre plakların kullanımı devam eder. Öngörülen sürede tedavi neticelendirilir.

Özellikleri

Genellikle diş teli tedavisi için geç kaldığını düşünen ve estetik kaygısı olan kişiler tarafından tercih edilen şeffaf plaklar, her yaştan kişiye uygulanabilmesi açısından oldukça avantajlıdır.

Şeffaf Plak Tedavisinin Avantajları
  1. Estetik ve zarif bir görünüme sahiptir.
  2. Doktor koltuğunda geçirilen süreyi kısaltır.
  3. Geleneksel diş tellerinden daha az muayene gerektirir.
  4. Çıkarılabilir olması nedeniyle ağız hijyenini rahatlıkla sağlama avantajı sunar.
  5. Geleneksel diş tellerinin aksine şeffaf plaklar yemek yerken çıkarılabilir.
  6. İnce yapısı sayesinde diş üzerinde yük oluşturmaz.
  7. İstenildiği zaman çıkarma ve takma konforu sunar.
  8. Estetik ve zarif görünümüyle ağzınıza tam uyum sağlar.

Kullanım rahatlığı ve hastanın tedavi şeklini belirlemesinin konforunu sunan şeffaf plaklar, istenilen yaşta ortodonti tedavisi olmak isteyenler için idealdir. Tedavi olduğunuzu bile anlamadan dişleriniz düzelecektir.

Dezavantajları

Şeffaf plak kullanımının en büyük dezavantajı, klasik diş tellerine oranla daha yavaş tedavi sunmasıdır. Dişlere sabitlenen metal ya da şeffaf tellere oranla tedavi süresini birkaç ay uzatabilir.

Ayrıca şeffaf diş plağı istenildiği zaman çıkarılabildiği için tedavi akışı sekteye uğrayabilir. Hastalar toplantı, düğün, doğum günü ve diğer özel günlerde plaklarını kullanmayı tercih etmedikleri için dişlerin düzgün sıralanması sabit tellere göre daha geç olacaktır. Tedavi süresinin uzamasını istemeyenler günde 18 – 20 saat plaklarını kullanmalıdırlar.

Fiyatları

Şeffaf Plak Tedavisi Fiyatları
Şeffaf Plak Tedavisi Fiyatları

Şeffaf plaklar, belli sayıda setler halinde üretildiği için hastadan talep edilen ücretler de set sayısına ve tedavi planında kullanılacak plaklara göre belirlenir.

Hastanın ortodontik şikâyetlerinin boyutuna, diş yapısına ve plak üretiminde kullanılacak olan teknolojiye göre şeffaf plak tedavisi fiyatları belirlenir. Şeffaf plakların kişiye özel olarak tasarlanıp geliştirilmesi ve metal diş tellerine göre uzun süren bir tedavi olması nedeniyle tedavi ücretleri değişkenlik gösterebilir. Hekiminizle yapacağınız ilk görüşmede tedavi ücretleri hakkında bilgi alabilirsiniz.

Tedavisi Süresi

Şeffaf plak diş teli tedavisi, klasik metal diş teli tedavilerine göre birkaç ay daha uzundur. Kişinin diş ve çene yapısına, diğer diş tedavilerine ihtiyacı olup olmamasına, hekimin tedavi planına göre bu süre değişebilir. Şeffaf diş plağı kişiye özel olarak planlanacağı için en doğru tedavi süresini hekiminiz belirtecektir.

Şeffaf Plakları Kullanmayı Unutursanız Ne Olur?

Şeffaf plaklar günde 18 – 20 saat kullanılması gereken apareylerdir. Şeffaf plakları kullanmayı unuttuğunuzda tedavi süreciniz uzayacaktır. Doktorunuzun önerdiği zaman dilimlerinde plaklarınızı kullanmaya özen göstermelisiniz. Bu zaman dilimlerine uymadığınızda dişlerinizin doğru şekilde dizilmesi daha geç gerçekleşecektir.

Şeffaf mı lingual mı?

Görünmez diş telleri olan lingual ve yakından bakılmadıkça belli olmayan şeffaf plaklar son yılların en çok tercih edilen ortodontik tedavilerindendir. Lingual diş telleri, dişlerin arka yüzeyine yerleştirildiği için şeffaf plaklar gibi belli olmamaktadır. Bu açıdan aynı avantaja sahip olan lingual ve şeffaf plaklar arasından en kısa tedavi süresine lingual diş telleri sahiptir.

Ancak lingual plaklar şeffaf plaklara göre daha pahalıdır ve kullanımı ile temizliği daha zordur. Hekiminizin önerilerine göre şeffaf plak tedavisi şeklinizi belirleyebilirsiniz. Estetik kaygısı yaşamadan dişlerinizi şekillendirmek, mutlu ve sağlıklı bir gülüşe sahip olmak istiyorsanız şeffaf plaklar tam size göre!

Lingual Diş Teli Tedavisi

0
Lingual Görünmez Diş Teli
Lingual Görünmez Diş Teli

Lingual tedavi, diş çapraşıklıklarının ve pozisyon bozukluklarının düzeltilmesinde kullanılan diş teli yöntemidir. Lingual diş teli tedavisi sırasında, teller ve braketler dişlerin iç kısmına yerleştirilir. Son yıllarda estetik görünüm kaygısıyla birlikte en çok tercih edilen ortodonti tedavi yöntemlerinden biri de lingual ortodontidir.

Lingual Diş Teli Tedavisi

İlk olarak 1970’lerde kullanılan lingual diş teli, günümüz teknolojisiyle birlikte oldukça gelişmiştir. Standart diş telleri ile aynı tedavi süresine sahip olan lingual ortodonti, dile temas ettiği için 1 – 2 haftalık aşınma süreci olsa da oldukça avantajlı bir yöntemdir. Metal diş teli uygulamasına nazaran diş üzerinde braketlerin ve ark tellerinin olmaması, kişiye özel üretildiği için hata payı minimum olması yönünden tercih edilmelidir.

Lingual Tedavi Kimlere Uygulanır?

Görünmez diş teli olarak tanımlanan ve dişlerin arka yüzeylerine yapıştırılan braketlerin kullanıldığı lingual diş teli tedavisi, dileyen tüm hastalara uygulanabilir. İş ve sosyal hayatları gereği göz önünde olan ya da insanlar ile iletişim halinde olan yöneticiler, öğretmenler, sanatçılar, manken ve sporcular tarafından tercih edilmektedir.

Ortognatik cerrahi uygulanacak olan hastalara önerilmeyen lingual tedavi:

  • Alt ve üst çene dengesizliği olan kişilere,
  • Alt çene bozukluklarıyla dişleri öne kapanan kişilere,
  • Dişlerde öne doğru kayma yaşayanlara,
  • Estetik kaygısı olan kişilere,
  • İşi ve sosyal çevresi nedeniyle görüntüsüne önem verenlere,
  • Genel ortodontik sıkıntılara sahip kişilere,
  • Diş gıcırdatma alışkanlıkları olan kişilere,
  • Önde konumlanmış dişlerle çarpma gibi travma yaşamaya müsait olan kişilere uygulanır.

Lingual Tedavi Nasıl Yapılır?

Lingual diş teli tedavisi için yapılan ilk muayenede ortodontik bozukluklar tespit edilir ve ağız yapısına göre lingual tel tasarımı yapılır. Özellikle diş gelişimi tamamlanmış yetişkin hastalar için braketlerin dişlerin arka yüzeyine yapıştırılması nedeniyle ideal ortodontik tedavi şeklidir. Dişlerin ön yüzeylerine uygulanan braketlerden farklı olan braketler, özel olarak arka yüzeyin eğimine göre hazırlanarak özel bir laboratuvar işlemi sonucunda dişlere indirekt olarak yapıştırılmaktadır.

Lingual ortodonti dahilinde ayrıca Incognito ve Harmony olarak bilinen özel tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Bu tekniklerde CAD/CAM sistem kullanılarak hastanın dişlerine tamamen adapte olabilen altın ve nikel-titanyum alaşımlı braketler üretilmektedir.

Lingual diş telleri takıldıktan sonra düzenli kontrollerle kişinin dişlerinin gelişiminin takibi, lingual tellerin ağızdaki uyum sorunlarının tespiti gerçekleştirilir. Hastanın diş ve çene yapısına göre 1 – 2.5 yıl sonunda tedavi noktalanır. Yetişkin ortodonti tedavisi dahilinde en sık kullanılan tel çeşitleri arasında yer almaktadır.

Lingual diş teli özellikleri nelerdir?

Lingual Diş Teli
Lingual Diş Teli

Lingual diş teli tedavisi son yıllarda görünümüne önem verenlerin tercih ettiği görünmez ortodontik tedavi uygulamasıdır. Özellikle ileri yaşlarda tel taktırmak isteyenler ile iş adamları, yöneticiler, ekip liderleri, sağlık sektörü çalışanları, IK uzmanları, satış sorumluları, halkla ilişkiler ve reklam departmanları ile mağaza çalışanları tarafından görünmeyen diş teli tedavileri tercih edilmektedir.

Her hasta için özel olarak tasarlanan ve gizli teller ile yapıldığı için görünüm kaygısını minimuma indiren lingual tedavi, hastanın içinden geldiği gibi gülmesini sağlarken tedavi sürecine olumlu katkı sağlamaktadır.

Lingual diş teli avantajları nelerdir?

  • Klasik metal tellere nazaran dışarıdan bakıldığında görünmezler.
  • Braketler diş yüzeyinde olmadığı için tedavi süreci en iyi şekilde gözlemlenir.
  • Yetişkin hastalarda estetik görünüm kaygısını yok eder.
  • Her yaş grubuna rahatlıkla uygulanabilir.
  • Lingual diş teli tedavisi kişilerde alerjik reaksiyona neden olmamaktadır.
  • Hastaların mesleki ve sosyal hayatlarını etkilemezler.
  • Hastanın yaşına, yüz yapısına ve gülüşüne uygun tasarlanan lingual diş telleri ile tedavi süresince yaşanacak sıkıntılar asgariye indirilir.

Hem görünüşünüzden ödün vermemek hem de sağlıklı ve estetik dişlere sahip olmak istiyorsanız lingual diş teli tedavisi tam size göre.

Lingual diş telinin dezavantajları nelerdir?

Lingual Diş Teli Dezavantajları
Lingual Diş Teli Dezavantajları

Her diş teli tedavisinde olduğu gibi lingual ortodonti tedavisinde de dezavantaj vardır. Dişlerin arkasına yapıştırılması ve dolayısıyla dişlerin baskıyı arkadan alması nedeniyle dişlerin istenen görünüme ulaşması için daha uzun süre gerekecektir.

Ayrıca kişinin konuşmasını etkileyecek ve 1 – 3 ay arası bir süre bu durum görülecektir. Adaptasyon süresi ön yüzeye takılan braketlere göre daha uzun ve zor olması nedeniyle alışmayı zorlaştırmaktadır. Ayrıca diş temizliği klasik diş tellerine nazaran daha zordur. Bu yüzden diş temizliği, fırçalama gibi işlemlerin daha dikkatli ve özenli bir şekilde yapılması gerekir.

Lingual ortodonti diç teli tedavisi hakkında sıkça sorulan sorular

Lingual ortodonti tedavi ücretleri ne kadar?

Lingual ortodonti tedavisi klasik diş tellerine göre daha pahalı olabilir. Dişlerin arka yüzeylerinin eğimli yapısından kaynaklı olarak özel laboratuvar teknikleriyle üretilen lingual diş telleri, yapım ve yerleştirme aşamalarıyla klasik tedavilere nazaran bütçenizi zorlayabilir.

Aynı zamanda tedavinin uzun sürmesi ve kullanılan braketlerin malzemesi nedeniyle de lingual ortodonti fiyatları değişebilir. Her ortodonti tedavisinde olduğu gibi lingual tedavide de kişinin diş ve çene yapısı, ihtiyacı olan diğer tedaviler ücretleri etkilemektedir.

Lingual diş teli tedavisi ne kadar sürer?

Lingual diş teli tedavisi, klasik diş teli tedavilerine göre sonucu birkaç ay geç almanıza neden olabilir. Dişlerin arka yüzeylerinden uygulanan baskı ile ön yüzeylerinden uygulanan baskı aynı olmadığı için tedavi süresi buna bağlı olarak değişkenlik gösterecektir. Kişinin diş ve çene yapısı, diğer diş tedavilerine ihtiyacı olup olmaması ve hekimin tedavi planı da süreyi etkileyecektir. Her hastanın lingual ortodonti tedavi planı farklı şekilde oluşturulacaktır.

Lingual diş teli acıtır mı?

Görünmez diş teli tedavisi olan lingual uygulandığında diğer tüm ortodontik tedavilerde olduğu gibi ilk haftalarda ağrı veya hafif sızı hissedilebilir. Dil ile temas eden diş tellerinin varlığına alışıldıktan sonra herhangi bir sıkıntıyla karşılaşılmamaktadır.

Ayrıca dişlerin yerleri değişmeye başladığında bazı besinleri tüketirken dişlerde hassaslaşma oluşabilir. Hekimin yeme içme önerilerine uymak gerekir. Lingual tedavi, hem estetik kaygıları ortadan kaldırması hem de ileri yaşlardaki ortodontik tedavileri kolaylaştırması açısından oldukça avantajlıdır. Görünmeyen teller gülüşünüzü özgürleştirir…

Metal Diş Teli Tedavisi

0
Metal Diş Teli Tedavisi
Metal Diş Teli Tedavisi

Metal diş teli, diş teli çeşitleri arasında en çok kullanılan braket türlerindendir. Klasik ortodonti tedavisi olarak da bilinen metal diş telleri, dişlerin iç ya da dış tarafına yerleştirilebilir. En belirgin braket tipi olan metal diş telleri, dayanıklılığı ile diğer diş tellerinden daha avantajlıdır.

Metal Diş Teli Tedavisi

Metal olduğu için fark edilir şekilde olsa da kırılma ihtimalinin düşük olması nedeniyle tercih edilmektedir. Ortodonti tedavisinin devam edeceği yaklaşık 8 – 30 ay boyunca metal tellerin çıkarılması mümkün olmayacağı için kişinin tel taktırma kararını bu durumu göz önünde bulundurarak vermesi gerekir. Porselen diş teli uygulamasına göre en hızlı gelişmenin sağlandığı yöntem olarak ortodondistler tarafından önerilmektedir.

Metal Diş Teli Kimlere Uygulanır?

Metal diş teli tedavisi, özellikle erken yaşlarda diş çapraşıklıklarının tedavi edilmesi için ailelerin ve hekimlerin tercihidir. Diş dizilimi ve çene yapısı uygun olan her hastada metal diş telleri kullanılabilir.

  • Genel ortodontik problemleri olan kişilere
  • Çapraşık ya da yanlış yerde konumlanmış dişleri olanlara
  • Yüz ve çene yapısı dengesiz olan kişilere
  • Diş kayıpları ve kırılmaları olanlara
  • Önde konumlanmış dişleri olan kişilere
  • Çiğneme ve konuşma fonksiyonları bozuk olan kişilere
  • Alt ve üst diş kavislerinde anormallik olanlara
  • İleri ya da geride konumlanmış çenesi olan kişilere
  • Gülümsemesinden rahatsız olan kişilere
  • Ağız solunumu, parmak emme, tırnak yeme gibi alışkanlıkları olanlara
  • Ağız kapanışında güçlük çekenlere
  • Çene kitlenmeleri yaşayanlara, çene eklemlerinden ses gelenlere
  • Dudak ve damak yarığı gibi sorunları olanlara
  • Ağzında eksik diş olanlara
  • Çapraşıklık nedeniyle diş eti hastalıkları ve çürük dişlere sahip olanlara
  • Dişlerinin arasında geniş boşluk olanlara
  • Erken süt dişi çekimi yapılanlara uygulanabilir.

Ortodonti kontrolünden sonra diş hekiminizin kararıyla birlikte dolgu, diş çekimi, diş eti tedavileri gibi destekleyici uygulamaların ardından metal diş telleri dişlerinizin ön ve arka yüzeyine yerleştirilerek tedavi başlatılır. Metal tellerin bakımı ve dikkat edilmesi gerekenler doktorunuz tarafından belirtilir.

Metal Diş Teli Tedavisi Nasıl Yapılır?

Metal Diş Teli
Metal Diş Teli

Ortodontik rahatsızlıkları olan çocuklar ya da yetişkinler için metal diş teli tedavisinden önce ilk muayene ile tedavi planı çıkarılır. Ağız içinde varsa çürük dişlere dolgu yapılır ve dişeti rahatsızlıkları tedavi edilir.

Ağız içi görüntülerin alınmasından sonra kişiye özel metal tel tasarımı yapılır. Hasta diş hekimi koltuğuna oturduktan sonra ekartör adı verilen apareyle ağız genişletilerek rahat bir çalışma sağlanır. Metal diş teli takılırken dişlerin kuru olması için tükürüğü izole edecek aletler kullanılır.

Klasik yöntemde; her dişe tek tek braketler yapıştırılır ve bunun için dişlerde pürüzlendirme işlemi gerçekleştirilir. Sonrasında özel bir yapıştırıcı kullanılarak braketlerin diş ile bütünleşmesi sağlanır. Yapıştırıcıyı sertleştirecek bir alet ile işlem sürdürülür, sızan yapıştırıcının fazlalıkları alınır. Sertleştirici alet ile işlem tamamlanır. Her bir diş için ayrı ayrı yapılan bu uygulama ark telinin braketlerin içinden geçirilmesiyle tamamlanır.

Metal diş teli nasıl takılır diyen hastalara bir diğer örnek de indirect bonding yönteminin uygulanmasıdır.  Geleneksel yöntemden farklı olarak tedavi öncesinde hastanın ağzından ölçü alınır ve bir kalıp hazırlanır. Braketler bu kalıbın üzerine yapıştırılarak önceden hazırlanır. Plaklar ile dişlerin üzerine yapıştırılan braketler kısa sürede takılmış olur. Hastanın doktor koltuğunda oturma süresini azaltan indirect bonding yöntemi hasta memnuniyet oranı yüksek bir uygulamadır.Metal diş teli tedavisi sırasında kullanılacak yöntem ortodontist tarafından belirlenmektedir.

Metal Diş Telinin Avantajları

Metal diş telleri, son yıllarda yerini şeffaf tellere bırakıyor olsa da halen en hızlı ve güvenilir yöntem olarak tercih edilmektedir. Kişinin ağız yapısına göre tasarlanan metal diş telleri, özellikle küçük yaşlarda uygulandığında mükemmel sonuçlar sunar ve çocukların çene gelişimlerini yönlendirerek görünümünü idealleştirir.

  • Diğer tellere göre daha ekonomiktir.
  • En hızlı sonuç veren tedavi yöntemidir.
  • En dayanıklı ve sağlam tel çeşididir.
  • Kırılma ihtimali en düşük tel çeşididir.
  • Her yaştan kişiye uygulanabilir.
  • Kişilerde alerjik reaksiyona neden olmamaktadır.
  • Tedavi sürecini en iyi şekilde gözlemleyebilme şansı sunmaktadır.
  • Doktorlar tarafından en çok önerilen tel çeşididir.

Hızlı şekilde ortodonti tedavisini sonuçlandırmayı sağlayan metal diş telleri, dış görünümüne önem veren ve genç yaşlarında diş teli tedavisini düşünen hastalar için doğru seçim olacaktır.

Metal Diş Telinin Dezavantajları

Her diş teli tedavisinde olduğu gibi metal diş teli tedavisi sırasında da dezavantajlı durumlarla karşılaşılabilir. Metal diş telinin dezavantajları arasında ilk sırada tellerin fark edilen ve dikkat çeken bir görünüme sahip olması yer alır. Lingual ya da porselen tellere nazaran daha belirgin durumda olan metal diş telleri, estetik kaygısı olan hastalar için doğru tedavi yöntemi olmayabilir.

Ayrıca metal tellerin tedavi sonuna kadar çıkarılamaması da metal diş teli dezavantajları arasında gösterilebilir. Kuruyemiş ve sert meyvelerin tüketimini kısıtlaması, kola ve çikolata gibi yiyeceklerden uzak durmayı gerektirmesi hastaları üzebilir.

Metal Diş Teli Tedavi Ücretleri

Metal Diş Teli Tedavi Ücretleri
Metal Diş Teli Tedavi Ücretleri

Metal diş teli fiyatları, son yıllardaki gelişmiş ortodonti yöntemlerine göre daha ekonomiktir. Porselen teller ve lingual yöntemler pahalı olduğu için halen hastaların çoğu metal tel tedavisini tercih etmektedir.

Metal diş teli tedavi ücretleri; kişinin diş ve çene anormali durumlarına, kullanılacak apareylerin kalitesine, uygulamanın profesyonelliğine ve hastanın diğer diş tedavilerine ihtiyacı olup olmamasına göre değişmektedir. Her hasta için ayrı tedavi ve ödeme planı uygulanacaktır.

Metal Diş Teli Tedavi Süresi

Metal diş tellerinin diğer ortodonti tedavilerine göre daha hızlı sonuç verdiğini söylemiştik. Bu nedenle hastalar tarafından tercih edilen metal diş teli tedavisi, 8 – 24 ay arasında neticelenmektedir. Ancak tedavi süresinde hastanın ortodontik bozuklukları, implant ya da 20’lik diş çekimi gibi uygulamalara ihtiyacı olup olmayacağı da belirleyici olacaktır.

Metal diş teli mi, şeffaf diş teli mi?

Diş teli taktırmak isteyenlerin akıllarındaki en önemli soru işaretlerinden ilki hangi teli taktırması gerektiğidir. Metal diş teli mi şeffaf diş teli mi, en çok yaşanan ikilemdir. Son yıllarda sıklıkla tercih edilen şeffaf tellerin metal teller kadar iyi olup olmadığı merak edilmektedir. Metal diş telleri, şeffaf diş tellerine göre daha ekonomiktir.

Ayrıca metal teller dayanıklılıkları ile şeffaf telleri geride bırakırlar. Yine de tellerim görünmesin, dayanıklılık ya da ücretler görüntümden önemli değil diyorsanız şeffaf telleri tercih edebilirsiniz. Klasikleşmiş tel tedavisi olan metal diş telleri ile kısa sürede doğal bir gülüşe ve sağlıklı ağız yapısına kavuşabilirsiniz. Katlanmanız gereken tüm sıkıntıların sonunda mükemmel bir görünüme ulaşacaksınız…

Porselen Diş Teli Tedavisi

0
Porselen Diş Teli
Porselen Diş Teli

Porselen Diş Teli

Son yıllarda ortodonti teknolojisinin gelişmesiyle birlikte tel çeşitleri de artmıştır. Porselen diş teli ya da şeffaf diş teli olarak adlandırdığımız ve metal diş teline göre daha az görünür olan teller, özellikle yetişkinler ve estetik kaygısı olanlar tarafından tercih edilmektedir. İş ve sosyal yaşamının ortodonti tedavisinden etkilenmesini istemeyenler için şeffaf diş teli tam bir kurtarıcıdır.

Seramik ve diş renginde üretilen porselen diş telleri, geleneksel tellerin aksine cama benzeyen birleşik bir maddeden yapıldığı için tedavi süresince varlıklarını hissettirmezler. Yetişkin kullanımı için tasarlanmış olan porselen diş telleri, leke tutmamaları açısından da avantajlıdır. Metal diş tellerine göre daha hassas oldukları için bakımlarının özenle yapılması gerekir. Ağız ve dişler ile tam uyumlu olan şeffaf diş telleri ortodontinin yeni gözdesidir.

Kimlere uygulanır?

Öncelikli olarak estetik ve görünüm kaygısı olanların tercih ettiği porselen diş telleri, ağız ve diş yapısı uygun olan herkese uygulanabilir. Aynı zamanda porselen diş teli tedavisi:

  • Genel ortodontik problemleri olan kişilere
  • Çapraşık ya da yanlış yerde konumlanmış dişleri olanlara
  • Yüz ve çene yapısı dengesiz olan kişilere
  • Diş kayıpları ve kırılmaları olanlara
  • Önde konumlanmış dişleri olan kişilere
  • Çiğneme ve konuşma fonksiyonları bozuk olan kişilere
  • Alt ve üst diş kavislerinde anormallik olanlara
  • İleri ya da geride konumlanmış çenesi olan kişilere
  • Gülümsemesinden rahatsız olan kişilere
  • Ağız solunumu, parmak emme, tırnak yeme gibi alışkanlıkları olanlara
  • Ağız kapanışında güçlük çekenlere
  • Çene kitlenmeleri yaşayanlara, çene eklemlerinden ses gelenlere
  • Dudak ve damak yarığı gibi sorunları olanlara
  • Ağzında eksik diş olanlara
  • Çapraşıklık nedeniyle diş eti hastalıkları ve çürük dişlere sahip olanlara
  • Dişlerinin arasında geniş boşluk olanlara
  • Erken süt dişi çekimi yapılanlara diğer tel seçenekleriyle birlikte önerilebilir.

Geç kalınmış ortodontik tedavilerde kurtarıcı olan şeffaf diş telleri, doktor ve hastanın beklentilerine göre rahatlıkla uygulanabilir. Porselen diş teli tedavisi, estetik kaygılara cevap veren bir tedavi yöntemidir.

Nasıl yapılır?

Porselen Diş Teli
Porselen Diş Teli

Şeffaf braketler kullanılarak yapılan tedavi, metal tellerle aynı görevi görmektedir. Porselen diş teli nasıl takılır diyenler için porselen diş teli uygulamalarının da metal teller gibi gerçekleştirildiği söylenebilir. Takılması ve çıkartması hemen hemen aynı aşamaları kapsamaktadır.

İlk muayene ile kişinin ortodontik bozuklukları tespit edilir ve diş dolgusu, çekimi gibi diğer yöntemler gerekli ise uygulanır. Şeffaf diş telleri takılırken ağız içi genişletme apareyi ile hekim rahat çalışma ortamı sağlar. Diş teli takılırken dişlerin kuru olması için tükürüğü izole edecek aletler kullanılır. Porselen braketler teker teker yapıştırılır ve pürüzlendirme işlemi gerçekleştirilir. Sonrasında özel bir yapıştırıcı kullanılarak braketlerin diş ile bütünleşmesi sağlanır. Uygulama ark tellerinin braketler içinden geçirilmesi ile tamamlanır.

Porselen diş teli tedavisi ile diş renginde üretilen porselen teller, yine aynı renkte ya da şeffaf yapışkanlar yardımıyla diş yüzeyine yapıştırılır. Böylece dışarıdan bakıldığında herhangi bir görüntü bozukluğu hissettirmez. Bu durumda hasta kendini daha rahat hisseder ve gülümsemekten çekinmez. Düzenli kontroller ile kişinin dişlerinin gelişimi takip edilir ve karşılaşılabilecek problemler çözülür. Şeffaf diş teli estetik görünümüyle günlük hayatta rahatlık sağlar.

Özellikleri ve Avantajları

Gelişen diş hekimliği teknolojisiyle birlikte dişlerinin görünümünden rahatsız olanlar için farklı tedavi alternatifleri sunulmaya başlandı. Bunlardan biri olan porselen diş telleri, klasik metal tellerinin belirginliğine karşın dikkatli bakılmadıkça fark edilmemesi nedeniyle tercih ediliyor. Ayrıca erken yaşlarda tedavi olamayan, sürekli insanlarla iletişim halinde olması gereken kişiler için ideal çözüm oluyor.

Kişiye özel olarak tasarlanan ve dişe takıldığında fark edilmeyen yapısı ve estetik olması nedeniyle tercih edilen şeffaf diş teli avantajları:

  • Porselen diş telleri ile metal diş telleri arasında tedavi süresi bakımından çok fark yoktur.
  • Porselen diş telleri son yıllarda gelişen teknoloji ile en az metal braketler kadar güçlü hale gelmiştir.
  • Metal braketlerden daha büyük olsalar da şeffaf oldukları için fark edilmezler.
  • Şeffaf diş telleri kişilerde alerjik reaksiyona neden olmamaktadır.
  • Darbelere ve sert yiyeceklere dayanıklılık gösterir.
  • Tedavi sürecini iyi şekilde gözlemleyebilme şansı vermektedir.

İlerleyen yaşlarında tel taktırmak isteyenler için en iyi çözüm olan porselen diş teli tedavisi sayesinde görünüm kaygısı duymadan dişlerinizin ideal ve konumuna gelmesini sağlayabilirsiniz.

Dezavantajları nelerdir?

Şeffaf diş teli tedavisi uygulanırken karşılaşılacak birkaç dezavantaj bulunmaktadır. Bunların en başında porselen tellerin, metal tellere oranla daha yavaş sonuç vermesi gelmektedir. Bu durumun nedeni şeffaf diş telleri takıldığında sürtünmenin fazla olmasıdır. Ancak yine de 1 – 2 aylık gecikme büyük bir zaman dilimi olmayacaktır.

Porselen tellerin bir diğer dezavantajı da dayanıklılığının daha az olmasıdır. Metal tedavisinde olduğu gibi hastanın yediklerine dikkat etmesi braketlerin kırılmasını engelleyecektir. Asitli içeceklerden ve sert yiyeceklerden uzak durulması, hastanın istediğini yiyememesi de dezavantajlı olacaktır.

Tedavisi Ücretleri

Porselen Diş Teli Tedavisi Ücretleri
Porselen Diş Teli Tedavisi Ücretleri

Şeffaf diş teli fiyatları kişiden kişiye değişiklik gösterecektir. Her hastanın ortodontik bozukluğu farklı olduğu için tedavisinde kullanılacak malzeme ve tedavi süreleri de birbirine benzemeyecektir. Dolayısıyla porselen diş teli fiyatları muayene sonrası belirlenecektir.

Porselen diş teli fiyatları aynı zamanda metal diş tellerine göre daha pahalıdır. Özel olarak üretilen şeffaf diş telleri için kullanılan malzeme dolayısıyla bu ücret farkı görülmektedir. Hastanın diğer diş tedavilerine ihtiyacı olup olmaması, tedavinin kapsamı ve süresi de ücretlendirmede etkili olmaktadır.

Tedavisi Süresi

Şeffaf diş teli tedavisi, metal diş teli uygulamalarına göre daha uzun sürmektedir. Bunun nedeni porselenlerde sürtünmenin fazla olmasıdır. Ancak bu uzunluk 1 – 2 ayı geçmeyeceği için sorun yaratmayacaktır. Ortalama 1 – 2.5 senede tedavi noktalanmış olacaktır. Kişinin ortodontik bozuklukları ve tedavi planı tellerin ne zaman çıkarılacağını belirleyecektir.

Porselen Diş Teli Bakımı

Porselen diş tellerinin temizliği metal tellere göre daha zordur. Hassas yapılı olan şeffaf diş telleri temizlenirken özel fırçalar ve yöntemler kullanılmalıdır. Doktor önerilerine göre yapacağınız diş temizliğinin dışında tellerinizin darbe almamasına ve lastiklerinizin kopmamasına özen göstermeniz gerekir.

Siz de dişlerinizin ideal görünümüne kavuşması için tedavi boyunca fark edilmeyen şeffaf diş tellerini tercih edebilirsiniz. Kısa sürede doğal dişlere, gülüşlere ve özgüveninize kavuşursunuz.

Farmasi White Correct kullananlar ve hakkında yorumları

1
Farmasi White Correct kullananlar ve hakkında yorumları
Farmasi White Correct kullananlar ve hakkında yorumları

Farmasi White Correct

WHITE+ CORRECT Serisi ile muhteşem ötesi aydınlatma seninle!

Her yaşta her kadının ortak cilt problemi lekeler. Farmasi labaratuarlarında özel olarak geliştirilmiş ve yenilenen Dr. C. Tuna White Correct aydınlatıcı serisi ile daha parlak, canlı ve renk tonu eşitlenmiş bir cilde sahip olmanız mümkün.

Ciltte renk düzensizliği ve lekelenme durumu güneşin zararlı ışınlarına fazla maruz kalmaktan ve yaş almaktan kaynaklanır. Cildin metabolizmasını baskılayarak, bağışıklık sistemini zayıflatır,  cilt kendini savunmak için melanin üretimini arttırır. Bu da ciltte istenmeyen koyu kahverengi lekelenmelere neden olur.

Dr. C. Tuna Aydınlatıcı Sabun

Dr. C. Tuna Aydınlatıcı Sabun
1-A. ADIM: TEMİZLEME

Farmasi White Correct serisinde yer alan Dr. C. Tuna Aydınlatıcı Sabun cildi mükemmel bir şekilde temizler, kirlerden arındırır. Cilde canlı ve aydınlık bir görünüm sağlamaya yardımcı olur.

Aydınlatıcı Peeling Etkili Temizleyici

Farmasi Aydınlatıcı Peeling Etkili Temizleyici
1-B. ADIM: TEMİZLEME

Farmasi Dr. C. Tuna Aydınlatıcı Peelingli Etkili Temizleyici, özel yapısı ve yumuşak tanecikleri ile parmaklarınızla yüzünüz arasında nazikçe konumlayarak keyifli bir temizlik deneyimi yaşatır. Makyajınızı, kalıntılarını ve hava kirliliğinin oluşturduğu pürüzleri cildinizden nazikçe arındırır.

Kullanım Önerisi

Cildi temizledikten sonra elinize biraz su alıp küçük bir miktar ürün ile birleştirerek ipeksi bir yapıya dönüştürün. Ürünü parmak uçlarınızla masaj hareketleri yaparak yüzünüze uygulayınız ve ardından durulayınız. Gözünüze temas ettirmeyiniz. Haftada 1-2 kez kullanımı önerilir.

Dr. C. Tuna Aydınlatıcı Tonik

Dr. C. Tuna Aydınlatıcı Tonik
2. ADIM: TONİK

Farmasi Dr. C. Tuna Aydınlatıcı Tonik cildin nemi daha fazla tutmasına yardımcı olur ve tazeler. Nazik formülü ile cildi rahatlatırken yepyeni bir aydınlıkkazanmasına yardımcı olur.

Kullanım Şekli

Pamuğa yeterli miktarda alarak cilde hafif dokunuşlarla bastırarak uygulayınız.

Dr. C. Tuna Aydınlatıcı Koyu Leke Giderici

Dr. C. Tuna Aydınlatıcı Koyu Leke Giderici
3. ADIM: AYDINLATICI KOYU LEKE GİDERİCİ

Farmasi Dr. C. Tuna Aydınlatıcı Koyu Leke Giderici, düzenli kullanımda cilt tarafından hızla emilerek, cilt tonunu eşitlerken koyu lekelerin görünürlüğünün azalmasına yardımcı olur. Cilt tonunu aydınlatırken aynı zamanda nem ile dolgunlaştırır. Kum zambağı ve yosun özleri ile güçlendirilmiş özel içeriğiyle gelecekte oluşabilecek olan koyu lekeleri ve renk farklılıklarını engellemeye yardımcı olur.

Kullanım Önerisi

Uygulamadan önce cildinizi iyice temizleyin. 2-3 damla alarak önce tampon hareketlerle sonra yuvarlak hareketlerle tüm yüzünüze uygulayın. Sabah akşam düzenli kullanılması tavsiye edilir. Gün içinde, üzerine mutlaka UV koruma filtreli Dr. C. Tuna Aydınlatıcı Krem uygulanarak cilt korunmalıdır.

Dr. C. Tuna Aydınlatıcı Krem

Dr. C. Tuna Aydınlatıcı Krem
4. ADIM: DR.C. TUNA AYDINLATICI KREM SPF-22

Farmasi White Correct serisinde yer alan Dr. C. Tuna Aydınlatıcı Krem, yenilenen özel formülündeki UV koruma özelliği ile düzenli kullanımda cildin parlaklığını korumaya ve cilt tonunu eşitlemeye yardımcı olur. Cildin aydınlatılmasını ve ciltteki nem seviyesinin artmasını destekler. Kum zambağı, yosun ve multivitamin özleri ile zenginleştirilmiş formülü cildin kalitesini arttırarak kusursuz bir görünüm kazanmasına yardımcı olur.

SONUÇ: UV ışınlarına bariyer oluşturmaya ve güneş etkisinde kalan cilt eşitsizliklerini önlemeye yardımcı olur. Cildin daha enerjik ve parlak görünmesine katkıda bulunurken, hafif yapısıyla kolayca emilir.

Kullanım Önerisi

Hafif dairesel hareketlerle masaj yaparak uygulayın. Günde iki kez kullanımı tavsiye edilir.

Dr. C. Tuna Aydınlatıcı Göz Balmı

Dr. C. Tuna Aydınlatıcı Göz Balmı
5. ADIM: DR. C. TUNA AYDINLATICI GÖZ BALMI

Farmasi White Correct serisinde yer alan Dr. C. Tuna Aydınlatıcı Göz Balmı, kum zambağı ve yosun özü içeren formülü ile düzenli kullanımda daha pürüzsüz ve ışıltılı görünüm kazandırmaya yardımcı olur. Göz çevresindeki ince çizgilerin, koyu halkaların ve torbalanmaların görünümünde azalma sağlamaya yardımcı olurken eşsiz bir bakım keyfi yaşatır.

Kullanım Önerisi

Ürünü parmak ucunuza sıkın. Gözaltlarınıza ve göz çukurları boyunca masaj yaparak nazikçe uygulayınız. Sabah ve akşam düzenli uygulayınız. Gözlerinizle direkt temasından kaçınız.

Yosun tozunun cilde faydaları nelerdir, yosun maskesi nasıl yapılır?

0
Yosun tozunun cilde faydaları nelerdir, yosun maskesi nasıl yapılır?
Yosun tozunun cilde faydaları nelerdir, yosun maskesi nasıl yapılır?

Yosun Tozu

Yosun tozu, yosunun kurutularak toz haline getirilmesi ile oluşur. Özellikle cilt bakımında kullanılan yosun tozu içerdiği vitamin ve mineraller nedeniyle oldukça faydalıdır. Doğal yosuna göre kullanımı çok daha kolay olan yosun tozu ile istenilen karışımın hazırlanması ve yüzünüze maske olarak uygulanması oldukça kolay.

Öncelikle deniz yosunu içeriği bakımından kesinlikle kara yosunundan daha faydalıdır. Hücre yapılandırıcı özelliği ile hücreleri besleyerek yenilenmesine yardımcı olur. İçerdiği mineraller ile cildin bir çok ihtiyacına cevap verir. Uygulanan maskeler, genelde gece saatlerinde yapılması daha hızlı sonuç alınmasını sağlar.

Tıp, sanayi ve eczacılık alanlarında sıkça kullanılan yosun suyun yüzeylerinde, ağaç ve kaya diplerinde yetişen bitkidir. Çiçek açmayan bu yeşilimsi bitki yüksek klorofil içerir. Çeşitli türlerde yetiştiğinden tüm yosunlar cilt maskesi olarak kullanılamaz. Spirulina adı verilen yosun kurutulup ufalanarak yosun tozu haline getirilir. Böylece sağlık sektöründe çeşitli alanlarda kullanılabilir.

Cilde Faydaları

Cildi temizleyerek ciltte biriken toksinlerin atılmasını sağlar. İlerleyen yaşlarda ortaya çıkan kırışıklıkları gidererek cildin daha pürüzsüz ve daha genç görünmesini sağlar.

Anti-aging özelliği vardır. İçerdiği E vitamini sayesinde cildin nem dengesini düzenler ve ilerleyen yaşlarda sarkma oluşumunu engeller. Aynı zamanda ergenlik dönemi kullanımında ciltteki sebumu dengelediği için aktif sivilce oluşumunun önüne geçer.

Özellikle gençlik dönemlerinde görülen sivilce ve siyah noktaları ortadan kaldırır. Sivilce oluşumunu önleyen yosun tozu maskesi gözenekleri sıkılaştırıcı bir özelliğe de sahiptir. Yağlı ciltlerde uygulandığında yağ dengesini dengeler, kuru ciltleri ise nemlendirerek daha canlı görünmesini sağlar.

Güçlü bir antioksidan özelliğine sahiptir. İçerdiği C ve E vitaminleri cildin içten besleyerek daha ışıltılı ve bebeksi bir görünüme sahip olmanızı sağlar.

Kullanım Alanları

Yosunun kurutulup toz haline getirilerek zeytinyağı ile karıştırılıp hazırlanan maske cildin daha sağlıklı ve ferah görünmesini sağlayan oldukça etkileyici bir yöntemdir.

Evde pratik bir şekilde uygulayabileceğiniz yosun maskesi ile her türlü cilt sorunlarını ortadan tamamen kaldırabilirsiniz. Yosun maskesini piyasada çok uygun fiyatlarla bulabilirsiniz. Günümüzde hem tüm cilt sorunlarını giderici hem de ekonomik olması nedeniyle tercih edilen bir üründür.

Spirulina Yosunu

Spirulina Yosunu
Spirulina Yosunu

Yosun tozu yapımında kullanılan Spirulina yosunu suyu sıcak ve alkali olan tüm denizlerden elde edilir. Mikroskobik boyuttaki bu yosuna dünyada en çok Orta Afrika ve Meksika yakınlarında rastlanır.

İçerdiği B, C, E vitaminleri, protein ve mineraller nedeniyle her türlü cilt sorunlarının giderilmesinde kullanılır. Sadece yüz maskesi olarak değil tüketilebilen bir besin olan bu yosun tozu salatalarda veya çorbalarda rahatlıkla kullanılabilir.

İçerdiği B12 vitamini ve demir minerali ile kadınlarda görülen kansızlık sorununu çözer. Büyüme ve gelişmeyi hızlandırır ve yaşlılıkta görülen kas ve kemik erimesinin önüne geçer. Bu yosun taze olarak yemeklerde, ilaç olarak tablet şeklinde kullanılmaktadır. Yosun tozu ise cilt maskesi olarak uygulanır.

Yosun Maskesi Tarifi

  • 1 Yemek kaşığı toz yosun
  • 1 Tatlı kaşığı bal
  • 1 Tatlı kaşığı aloe vera jeli
  • Yoğunlaştıracak kadar su

Cildinizde kuruluk hissetmeye başladığınız anda, ılık su ile dairesel hareketlerle hafifçe ovarak yıkayınız.

Önemli: Cilt tiplerine göre çok yağlı bir cilde sahipseniz haftada bir, aşırı kuru bir cildiniz varsa 15 günde bir, karma bir cilt tipine sahipseniz 10 günde bir uygulayabilirsiniz.

Kum zambağı ne işe yarar, nasıl kullanılır, faydaları nelerdir?

0
Kum zambağı ne işe yarar, nasıl kullanılır, faydaları nelerdir?
Kum zambağı ne işe yarar, nasıl kullanılır, faydaları nelerdir?

Zambak nedir?

Zambak, zambakgiller (Liliaceae) familyasının Lilium cinsinden genellikle soğan ile üreyen mevsimlik çiçekli bitkilerin adıdır. Zambakgiller familyasında bu cinse ait 110 civarında bitki türü vardır.

Genellikle bahçe ve süs bitkisi olarak kullanılır, bazı soğanlı türleri de insanlar tarafından yenilebilir. Bu cinse ait zambak türü asıl zambaktır, isminde zambak geçen başka bitkiler de olmasına rağmen onlar diğer gruplara aittir. Zambak bitkisinin çiçekleri kimi ülke mutfaklarında besin olarak tüketilmektedir.

Kum Zambağı

Kum zambağı (Pancratium maritimum L), nergisgiller (Amaryllidaceae) familyasına ait, kıyı kumullarında yetişen soğanlı bir bitki türüdür.

Çok yıllık, soğanlı, genişçe uzun şeritsi yapraklı, yaklaşık 40–45 cm boyunda, beyaz çiçekli, çiçek sayısı 3-15, koronalı, korona tepallerin 2 / 3 ü kadardır. Çiçeklenme zamanı Ağustos ve Ekim ayları arasındadır.

Tüm Akdeniz ülkelerinde ve Karadeniz’in güney kıyılarında yetişir. Türün nesli tehlike altındadır. Türkiye’de bulunan zambakların ülke dışına çıkarılması suçtur. Türe yönelik en önemli tehdit, kıyı bölgelerinde hızla yayılan yazlık konutlardır.

Dünyada ve Türkiye’de nadir görülen Kum Zambağı, koruma altına alınmıştır. Özellikle ticari amaçla sökülmesine rekor ceza kesilen bu doğal güzelliğin neslinin korunması için bazı çalışmalar yürütülmektedir.

Zambak Yağının 8 Faydası

  1. Zambak yağı ağrılı olan bölgeye uygulandığında ağrıların azalmasını sağlar.
  2. Diş ağrısı, apse, iltihap gibi durumlarda tedavi edici, ağrı kesici özelliğe sahiptir.
  3. Zambak kokusu çok hoş bir koku olduğundan parfüm yapımında da kullanılır.
  4. Cilt bakımı ile yapılan bir çok cilt kürü, cilt maskesinde kullanılır.
  5. Cildin yaşlanmasını geciktirirken, kırışıklıkları azaltır.
  6. Romatizma ağrılarına birebirdir.
  7. Selülitleri giderici etkiye sahiptir.
  8. Kozmetik dünyasında kullanılan kozmetik malzemelerin bir çoğunda kullanılır. Özellikle cilt gerginleştirme, kırışıklık kremlerinin özütlerinde kullanılır.

Cilt ve saçlara birçok faydası bulunan bıttım sabunu faydaları nelerdir?

0
Cilt ve saçlara birçok faydası bulunan bıttım sabunu faydaları nelerdir?
Cilt ve saçlara birçok faydası bulunan bıttım sabunu faydaları nelerdir?

Bıttım Sabunu

Bıttım ağacının menengiç yapraklarından elde edilen bıttım sabununun cilde ve saçlara birçok faydası bulunuyor. Cildi nemlendirmeden varislere hatta saç beyazlarını gidermeye kadar birçok sorunu ortadan kaldıran bıttım sabununun faydaları nelerdir, nasıl kullanılır, ne işe yarar ve neye iyi gelir?

Bıttım sabunu, “bıttım” adı verilen ufak kahverengi kabuklu yabani fıstık bitkisinin yağı ile “çitlembik” olarak da bilinen menengiç ağacının yağından yapılan faydası bol doğal bir sabun çeşididir. Egzama, mantar ve kepek gibi cilt sorunlarını geçirmesiyle meşhur olan Bıttım sabunu, Mardin’in Botan bölgesinde doğmuş olmasına karşın Siirt ile özdeşlemiş durumdadır.

Üretildiği bölgede “Botan sabunu” adıyla da tanınan Bıttım sabunu, deri dökülmelerini önleyerek birçok saç sorununu da çözer. Saçları besler ve yumuşacık hale getirir. Aynı zamanda, saçların erken beyazlamasını da önler.

Bıttım sabunu, Güneydoğu Anadolu’nun hemen hemen her şehrinde bulunur. Türkiye’nin diğer bölgeleri ile şehirlerinde ise, aktarlardan ve organik pazarlardan kolaylıkla temin edilebilir. Alırken, gerçeğini ve katkısız olanını almaya özen göstermek gerekir. Birçok kimyager ve saç uzmanının önerdiği, oldukça doğal bir temizlik ve bakım ürünüdür.

Faydaları nelerdir?

  • Saç dökülmelerini engeller ve neredeyse tamamen durdurur. Ancak bu etkinin aktif olması için, Bıttım sabununu sürekli ve sık bir şekilde kullanmak gerekir.
  • Kepeklerin ortadan kalkmasına yardım eder ve yeni kepek oluşumunun da önüne geçer.
  • Saçların beyazlamasını yavaşlatmaya yardımcıdır. Eğer hafif kırlaşmaya başlamış saçlarınız varsa, Bıttım sabununu kullanarak 7 ile 8 ay arası bir sürede saçlarınızın eski rengine kavuştuğunu görebilirsiniz. Bu etki için de sık olarak kullanılmalıdır.
  • Saçlar için iyi bir temizleyici ve arındırıcıdır. Saç derisindeki bakterileri tamamen ortadan kaldırır.
  • Saçları doğal bir şekilde güçlendirir.
  • Saçları besler ve yumuşacık yapar.
  • Saçların parlaklık derecesini artırır.
  • Saçların su ve yağ dengesini düzenler.
  • Çok yağlı saçların daha sağlıklı olmasına yardım eder.
  • Kuru saçları nemlendirmeye yardım eder.
  • Sıradan bir sabunun verdiği kurutma ve keçe yapma etkilerini asla göstermez.
  • Saçların elektriklenmesinin önüne geçerek rahat ve kolay şekilde şekil almasına yardım eder.
  • Özellikle kıvırcık saçlara kolaylıkla şekil vermeyi sağlar.
  • Saça hacim verir, gürleşerek dolgun görünmesine yardım eder.
  • Saçların kırılmasını önler.
  • Saçların sağlıklı bir şekilde uzamasına yardım eder.
  • Antiseptik etki gösterir, derideki ve saçtaki mikropları öldürür.
  • Vücut temizliğinde çok etkilidir.
  • İnsanları rahatlatan bir kokusu ve etkisi vardır.
  • Cilt üzerinde peeling etkisi gösterir.
  • Cildi pürüzsüz bir görünüme kavuşturur ve asla kurutmaz.
  • Ergenlik sivilcelerini ve genel olarak yağlanmaya bağlı olarak oluşan tüm sivilce ve akneleri geçirmeye yardım eder. Var olan sivilceleri kuruttuğu gibi, uzun süreli kullanımda sivilcelerin yeniden çıkmalarını da engeller.
  • Cilt lekelerinin ortadan kaybolmasına yardım eder.
  • Vücuttaki kaşıntıları ve kızarıklıkları alır.
  • Derideki yara ve tahrişleri ortadan kaldırmaya yardımcıdır.
  • Gözenekleri açmaya yardım eder ve vücudun rahatça nefes almasını sağlar.
  • Bacaklardaki varislerin gözle görülür biçimde azalmasına yardım eder.
  • Egzama ve mantar gibi cilt hastalıklarının iyileşmesine yardımcı olur.
  • Sedef hastalığının atlatılmasına yardım eder.
  • Tamamen doğal bir biçimde ve doğal ürünlerle üretildiği için kimyasal madde içermez ve yan etki göstermez.

Bıttım Sabunu Nasıl Yapılır?

Bıttım bitkisi, Antep fıstığının aşısız hali olarak da tanımlanabilir. Zaten Bıttım sabunu da, daha çok Siirt’te bulunan bu bitkinin fıstıklarının ezilmesi sonucu ortaya çıkan yağ ile üretilir. Siirt’te bu fıstık bitkisi Eylül ayının sonlarına doğru olgunlaşır. Bıttım fıstıkları, bağ ve bahçelerde toplanır, tek tek ayıklanır. Çürükleri ayrılır ve iyi durumdakiler yıkanıp kurutulur.

Bıttım Sabunu
Bıttım Sabunu

Kuruma işlemi 5 ile 10 gün arası sürer. Kuruyan Bıttım fıstıkları değirmende öğütülür ve ardından orta sıcaklıkta suyla bir kazan içerisinde yoğrulur. Yoğurma işlemi en çok özen isteyen safhadır. Bu işlem iki saate yakın sürer. İki saat süresince yoğrulan Bıttım fıstıklarından belli bir miktarda yağ çıkar.

Bu yağ ayrı bir kaba konur. Kalan Bıttım fıstıkları sıcak bir ortamda bırakılır. Böylece yağları tamamen süzülmeye çalışılır. Yağlı çözelti su yüzeyine çıkmaya başlar. Bu işlem sonlanınca, kazanda kalanlar atılır ve kazan temizlenir. Kazanın temizliğinin ardından, Bıttım fıstığı kabuklarından temizlenir ve yağın içinde olduğu kazan kaynarken bir başka kabın içerisinde sabunlaşma reaksiyonunun gerçekleşmesi için çözelti hazırlanır. Kazandaki yağ kaynadıktan sonra, çözelti düzenli aralıklarla kazana eklenir ve karıştırılır. Bu sayede, sabunlaşma reaksiyonu hızlandırılmış olur.

Karışım 12 ile 16 saat arası bir süre boyunca kaynatılır ve bu süre sona erdiğinde sabunlaşma reaksiyonu son bulur. Sabun henüz sıcakken, yarı sıvı durumdayken kazandan alınır ve kaplara doldurulur. Kaplara konan Bıttım sabunu, açık havalı bir ortamda üç gün boyunca bekletilir. Büyük kalıplar halindeki bu sabunlar, üçüncü günün sonunda arzu edilen boyutlarda dilimler halinde kesilir ve tüketiciye de bu boyutlara ulaştırılır.

Hakiki Bıttım Sabunu nasıl anlaşılır?

Bıttım sabunu, son yıllarda faydaları sebebiyle çok fazla rağbet görmeye başlamıştır. Bu yüzden, bazı kimseler, daha fazla kar uğruna Bıttım sabununu taklit etmektedir. Dolayısıyla şu anda piyasada satılan her Bıttım sabununun hakiki olmama riski bulunmaktadır. Peki hakiki Bıttım sabunu nasıl anlaşılır? Daha sağlıklı bir saç ve cilt için satın aldığımız Bıttım sabununun gerçek olup olmadığını nasıl anlayabiliriz?

Bıttım sabunu genelde koyu yeşil ya da koyu sarı renkte olur. Yapım aşaması tamamlanan ve kullanıma hazır olan sabunun rengi bir süre sonra biraz açılabilir. Bunun sebebi, Bıttım sabununun içindeki suyun kurumasıdır. Su, zamanla buharlaşır ve yok olur. Hakiki sabunu anlamanın bir yolu bu rengi kontrol etmektir.

Ayrıca, Bıttım sabununun yapımında Bıttım bitkisinin yağı kullanılır. Bu yağ bin bir emekle elde edilen ve zor bulunan bir yağdır. Bu sebeple, kıymetli, oldukça pahalı bir yağdır. Kimi üreticiler, bu sabunun üretiminde maliyeti azaltmak amacıyla bu değerli Bıttım bitkisinin yağı yerine zeytinyağı, defne yağı gibi başka yağlar kullanmaktadır. Sabunu ayırt etmenin bir başka yolu da, sabunu koklayarak sabunda bu tip yağların olup olmadığına bakmaktır. Ayrıca, taklit sabunlar, orijinallerine göre oldukça ucuzdur. Bu da bir kontrol yöntemi olarak öne çıkar.

Önemli Tavsiyeler

  • Faydalarından yararlanabilmek için hakiki, doğal ve tamamen katkısız olanın Bıttım sabununu almaya özen gösterin.
  • Gözünüzden ve göz çevrenizden uzak tutun. Gözlerle temas etmesi durumunda göz yakıcı etki gösterdiği için kullanım sırasında çok dikkatli olun.
  • Fıstığa, bıttım bitkisine ya da menengiç bitkisine alerjisi olanların kullanmaması gerekir. Bu sabunu kullandıktan sonra cildinizde bir alerjik reaksiyonun geliştiğini görürseniz, Bıttım sabununu kullanmayı derhal bırakın ve bir cilt doktoruna başvurun.
  • Bir hastalık nedeniyle ilaç kullanıyorsanız ya da bir cilt rahatsızlığınız varsa önce mutlaka doktorunuza danışın.
  • Çok sık ve aşırı miktarda kullanmayın. Cildinizi tahriş edebilir.
  • Oda sıcaklığında ve kuru yerde muhafaza etmeye dikkat edin.

Patlıcan sapı suyu nasıl yapılır, kürü neye iyi gelir, faydaları nelerdir?

0
Patlıcan sapı suyu nasıl yapılır, kürü neye iyi gelir, faydaları nelerdir?
Patlıcan sapı suyu nasıl yapılır, kürü neye iyi gelir, faydaları nelerdir?

Çoğu kişi tarafından bilinmediği için hiç kullanılmadan kesilip çöpe atılan patlıcan sapının bilinmeyen çok önemli faydaları var. İçerdiği zengin vitamin ve mineraller sayesinde hastalıklara karşı bize yardımcı olur. A, B1, B2 ve C vitaminlerini içeren patlıcan sapı suyu hemoroit, cilt ve saç sağılığı gibi sorunlarımızı gidermeye, hatta bağışıklık sistemimizin de güçlenmesini sağlar.

Patlıcan sapının faydalarından yararlanmak için kaynatılarak suyunun içilmesi önerilmektedir. Patlıcan sapının çiğ ve direkt olarak tüketilmesinin sağlık açısından bir risk teşkil edip etmediği hakkında yeterli bilgi yoktur.

Patlıcan sapı faydaları nelerdir?

Genellikle umursanmadan çöpe atılan patlıcan sapının faydaları saymakla bitmiyor. Aslında patlıcanın sapı, topraktan gelen tüm vitamin ve mineralleri içinde barındırır. Üstelik kaynatılıp tüketilmesi halinde cilde, saçlara ve bağışıklığa kadar birçok fayda sağlar. İşte patlıcan sapının bilmediğiniz diğer faydaları.

  • B2 ve A vitamini içeren patlıcan sapı, göz sağlığına iyi gelir
  • Sindirim sisteminin rahat çalışmasını sağlar
  • Zayıflamak için tüketilir
  • Bağırsaklardaki zararlı bakterileri vücuttan atar
  • Mide asidini dengeler
  • Fazla demir maddesi bulundurduğundan kansızlığı önler
  • Yorgunluk, stres ve depresyon gibi ruhsal rahatsızlıklara iyi gelir
  • İnsülin seviyesini de dengeleyerek şekerin aniden yükselmesini engeller
  • Hemoroide iyi gelir

Patlıcan sapı kürü nasıl yapılır?

Hemoroid giderek yaygınlaşan ve gününüzün korkulu hastalığı haline geldi. İlaç , ameliyat , lazer gibi farklı tedavi yöntemleri mevcut. Ancak bu yollara başvurmadan evinizde doğal yöntem ile basurdan kurtulmak mümkün.

Malzemeler:

  • 5 adet patlıcan sapı 
  • 5 bardak içme suyu

İlk olarak patlıcanların yeşil sap kısımlarını kesin. Daha sonra iyice yıkayın. Ve tencereye suyun içerisine atın. Son olarak suyun içerisinde kaynatın. Kaynayan tencerenin kapağını kapatalım. Ve kısık ateşte yarım saat kaynatın. Bu sürede asla tencerenin kapağını açmayın. Soğutun ve ardından kapağını açın içinden patlıcan saplarını alın. Elde edilen bu suyu buzdolabına koyabilirsiniz.

Sabah ve akşam olmak üzerine günde 2 şer defa aç karnına bir bardak için. 5 gün boyunca bu kürü kullanabilirsiniz.  

Patlıcan kürünün etkisini görebilmek için, kürü uyguladığınız zaman sürecinde basuru tetikleyen ve zarar veren bazı besin ögelerinden uzak durmanız da fayda vardır. Bunlar turşu, yağlı kızartmalar, hazırlanmış ve dondurulmuş paket gıdalar, hazır yiyecekler, domates, acı biber, cips ve sirke gibi basur’un çıkmasına neden olan yiyeceklerdir.

Herhangi bir yan etki görülmemesine karşı bir beslenme uzmanına da danışabilirsiniz.

Patlıcan suyunun faydaları

Patlıcan suyunun faydaları
Patlıcan suyunun faydaları

Patlıcan suyu denilince yüzünüz ekşiyebilir. Ama faydalarını öğrenince patlıcanın acı tadı tüm ön yargılarınız son bulacak. Patlıcanın faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Japonya’da yapılan bir bilimsel araştırma sonucu tripsin açısından zengin olan patlıcan suyu bünyeyi kanserden korur.
  • Patlıcan sapı suyu, hemoroit hastalığını tedavi için kullanılan ilaç, ameliyat, lazer gibi yöntemlerin dışında doğal bir tedavi yöntemi sayılır.
  • Patlıcan suyu beta-karoten, lif ve antioksidanlar gibi birçok besin maddeleri içerir. Bu özelliğinden dolayı ani kalp krizleri ve inme riskini azaltır.
  • Yapılan klinik araştırmaları potasyum eksikliğinin hipertansiyonu tetiklediğini ortaya koyuyor. Potasyum açısından zengin olan patlıcan suyu bu sorunu ortadan kaldırabilir.
  • Lif açısından zengin olan patlıcan suyu kolesterol emilimini sağlar ve kolesterolü sağlıklı seviyede tutar.
  • Patlıcan suyu aynı zamanda 2. tip diyabete iyi gelir.
  • Patlıcan suyu arter tıkanmalarını engelleyebilir aynı zamanda damar sağlığının korunmasına yardımcı olabilir.
  • Patlıcan suyu beyin sağlığını koruyan önemli besinler içermektedir. Çocukların içmesini teşvik ederek aktif ve sağlıklı bir beyin sahibi olmaları sağlanabilir.
  • Patlıcan suyu yağ yakmaya ve kolay kilo vermeye yardımcı olabilir.
  • Patlıcan suyunun merkezi sinir sistemi üzerinde de olumlu etkileri vardır, sinirliliği ve stresi geçiştirebilir.
  • Bioflavonoids ve K vitamini içeren patlıcan kan pıhtılaşmasını engelleyebilir.

Patlıcan suyu nasıl yapılır?

Patlıcan suyu yapımı çok basittir. Bunun için patlıcanı 4-6 parçaya bölerek preslemek yeterlidir. Bir bardak patlıcan suyu elde etmek için ortama 4-5 patlıcan kullanmak yeterli olacaktır.