Ana Sayfa Blog Sayfa 2

Limon kabuğunun faydaları nelerdir, limon kabuğu neye iyi gelir?

0

Limon Kabuğu

Başta C vitamini olmak üzere sağlık açısından son derece faydalı bileşenler içeren limonun çoğunlukla suyunu sıkıp kabuklarını atıyoruz. Ama yanlış yapıyoruz! Süper besin limonun kendisi kadar kabuğu da faydalı. Güçlü bir cilt dostu olan, cilt kanserini önemli ölçüde azaltan limon kabuğunun faydaları nelerdir? Limon kabuğu evde nasıl kullanılır ve neye iyi gelir?

Son dönemlerde yapılan çalışmalarda, limon kabuğunun kanserli hücrelerle savaşma konusunda kemoterapiden 10 kat daha etkili olduğu iddia edilmiştir. Detoks etkisi ve zengin besin içeriği, bazı türdeki kanserlerle savaşmak ve önlemek için çok önemli olabilir.

Son zamanlarda paylaşılan 1970’den beri 20’den fazla test ile yürütülen bir çalışma limon kabuğunun, 12 farklı kanserde kötü huylu hücreleri parçalayabildiğini gösteriyor.

Bu türlerden bazıları göğüs kanseri, prostat kanseri, kolon kanseri, pankreas kanseri vb. olarak sıralanabilir. Limon kabuğunun en güzel yanı ise, kanserle savaşan tedavi edici ilaçların çoğunun yan etkilerinin tersine, vücuda hiç bir yan etki yaşatmamasıdır.

Limon kabuğunun faydaları nelerdir?

Çayınıza ya da rendeleyerek salata ve kurabiyelerinize katabileceğiniz limon kabuğunda saklı 6 fayda şu şekildedir;

  • Diş etlerini güçlendiriyor: Limon kabuğu, C vitamini eksikliğine bağlı olarak gelişen bir tür kanamalı diş eti hastalığı olarak bilinen skorbüt hastalığının oluşumunu engelliyor. Limonda ve kabuğunda bulunan C vitamini sayesinde skorbüt oluşmuyor.
  • Karaciğerde yağlanmayı azaltıyor: Limon kabuğu içerdiği pektin, esansiyel yağlar ve PMF (polymethoxylated flavones) sayesinde total kolesterol seviyesini, trigliserid düzeylerini, karaciğer yağlarını azaltıyor.
  • Bağırsakları koruyor: Limon kabuğunda mevcut olan diyet lifi, bağırsak fonksiyonlarını ve bağırsak sağlığını koruyor. Ayrıca limon kabuğunun içerdiği pektin, kabızlığın önlenmesine de fayda sağlıyor.
  • Hücre hasarını önlüyor: İçerisindeki yüksek antioksidan kapasitesi sayesinde hücrelerde hasar oluşturan serbest radikalleri etkisiz hale getiriyor. Ayrıca limon kabuğu antioksidan özellik gösteren yüksek C vitamini kapasitesi sayesinde DNA hasarını önlüyor.
  • Kanser riskini azaltıyor: Limon kabuğu, içerisindeki limonen ve salvestrol Q10 sayesinde kanserli hücrelerle savaşmaya yardım ediyor. Avustralya’da yapılan bir çalışma ağız, boğaz ve mide kanserini riskini 40-50 oranında azalttığını ortaya koyuyor.
  • Damar sağlığını koruyor: Limon, kabuğunda bulunan flavonoidlerden olan hesperidin ve naringin sayesinde damar yapısını korur ve pıhtılaşma riskini azaltır. Yüksek C vitamini sayesinde koroner arter hastalığını azaltır.

Limon kabuğu çayı nasıl yapılır?

Limon Kabuğu Çayı

Limon, kabuğunda bulunan flavonoidlerden olan hesperidin ve naringin sayesinde damar yapısını korur ve pıhtılaşma riskini azaltır. Yüksek C vitamini sayesinde koroner arter hastalığını azaltır.

Bütün bir limonu yemek yerine limonun kabuğunu yiyerek, alabileceğiniz bütün faydalarından yararlanabilirsiniz. Bu çayın vücuda detoks yapma, toksinlerden arındırma gibi etkileri vardır.

Bunun yanı sıra limon kabuğunun faydaları arasında kirlilik, kimyasal ürünler, sigara dumanı ve kötü beslenme yüzünden vücutta biriken serbest kökler ile savaşma gibi özellikler de vardır. Ayrıca bakteri ve mikrop önleyici olması ve yüksek C vitamini sayesinde soğuk algınlığını önler.

İçindekiler;

  • 1 litre su
  • 2 adet limonun kabuğu ve suyu
  • Bal ya da şeker kamışı

Yapılışı

  • İlk olarak, 1 litre suyun içine 1 limonun kabuğunu ekleyerek 15 dakika boyunca kaynatın.
  • Sonrasında ocaktan alın ve 2 limonun suyunu bu karışıma ekleyin.
  • Son olarak, bir miktar bal veya şeker kamışı ile tatlandırın.

Bu limon çayını kahvaltı hariç her öğünden sonra soğuk veya sıcak olarak tüketebilirsiniz. Kahvaltı zamanı için ise, kahvaltı öncesinde  içmek daha iyidir.

Limon kabuğu nasıl kullanılır?

Limon Kabuğu Nasıl Kullanılır?
Limon Kabuğu Nasıl Kullanılır?
  • Limonun kabuğunu soyun ve bununla cildinizi ovalayın. Bu işlemi her gün düzenli olarak yaptığınızda cildinizin parladığını ve kırışıklıkların azaldığını göreceksiniz.
  • Limon kabuğu hem güçlü bir antioksidandır hem de C vitamini bakımından oldukça zengindir. Bu faydalarından yararlanmak için limon kabuğunu soyun ve ince ince kesin. Bir bardak sıcak suyun içine kestiğiniz limon kabuklarını koyun ve demleyin. Daha sonra içine bal koyarak tüketebilirsiniz.
  • Limon kabuğunu küçük parçalar halinde karınca yuvalarının önüne koyarsanız karıncalardan kurtulmuş olursunuz. 
  • Limon kabuğu, bakterileri öldüren ve lekelerin çıkmasını sağlayan özelliklere sahiptir. Bunun için yapmanız gereken, limon kabuğu ve sirkeyi bir kabın içine koyun ve güneş almayan bir yerde 1 hafta bekletin. Daha sonra oluşan bu karışımın ev temizliğinde kullanabilirsiniz.
  • Tırnak bakımında da limon kabuğundan yararlanabilirsiniz. Limonun kabuğunu soyduktan sonra, tırnaklarınıza bastırarak sürün. Zamanla tırnaklarınızda bulunan sarı lekeler yok olacak ve tırnaklarınız parlayacaktır. 
  • Evde bulunan bakterilerden kurtulmak ve evinizde ferah bir hava yaratmak için limon kabuğundan yararlanabilirsiniz. Bunun için bir kabın içine limon kabuklarını koyun, içine su ve karanfil ekleyin. Bu suyu bir oda spreyi gibi evinizin içine sıkarak oluşan kötü kokulardan kurtulabilirsiniz. 
  • Eğer çöp kutunuz kötü kokuyorsa, çöp poşetinin altına limon kabuğu koyun. Kötü kokunun yok olduğunu göreceksiniz. 

Limonun kabuğunun yan etkileri

Limon kabuğunda bulunan polifenoller, vitaminler, mineraller, lif, karotenoidler ve esansiyel yağlar birçok hastalığa karşı koruyor. Ancak kalsiyum seviyeniz düşükse, böbreklerinizde kalsiyum oksalat taşı varsa ya da geçmişte olduysa mutlaka doktora danışmak gerekir. Yine limon suyu büyük tansiyonu düşürdüğü için, düşük tansiyonlu olan veya tansiyon ilacı kullanan kişiler doktora danışmadan tüketmemelidir.

Kaynak: Beslenme ve Diyet Uzmanı Sıla Bilgili Tokgöz

Limon suyunun faydaları nelerdir, limon suyu neye iyi gelir?

0
Limon Suyunun Faydaları
Limon Suyunun Faydaları

Antibakteriyal özelliğe sahip, kalsiyum, potasyum, C vitamini, pektin lifi yönünden zengin olan limon suyunun faydaları nelerdir, limon suyu neye iyi gelir?

Limon Suyu

Bir bardak limon suyu 25 kalori içerir. Kalsiyum, potasyum, C vitamini ve pektin lifi gibi zengin bir besin kaynağıdır. Bununla birlikte tıbbi öneme ve antibakteriyal özelliklere sahiptir. Ayrıca Demir ve A vitaminini önemli derecede içerir.

Limon suyu, tedavi edici özelliklerinden dolayı, limon popüler bir meyvedir ve bağışıklık sistemini korumaya yardımcı olduğundan dolayı, enfeksiyon türlerinin çoğunun pençesinden sizi kurtarır. Ayrıca kanı temizler.

Limon suyunun muhteşem antiseptik özelliği ve içerdiği potasyum sayesinde kalp sorunu olan insanlar için harikalar yaratabilir. Her sabah düzenli bir şekilde bir bardak ılık su ile karıştırılmış limon suyu sağlığınıza inanılmaz katkılarda bulunabilir. Limon suyunun diğer faydalarını şöyle sıralamak mümkün:

Limon Suyunun Faydaları

  • Limon suyu vücudun C vitamini ihtiyacını karşılar.
  • Limon suyu kolon sağlığı için çok faydalıdır. Pektin lifi ve güçlü antibakteriyel özelliği sayesinde kolon sağlığına ciddi katkı sağlar.
  • Vücuttaki pH düzeyini dengeler.
  • Sabah ılık su ile içilen limon suyu vücuttan toksinleri atar.
  • Sindirimi sağlar ve safrayı kuvvetlendirir.
  • Enfeksiyon hastalıklarına neden olan patojen bakterilerin büyümesini ve çoğalmasını önlemeye yardımcı olur.
  • Ürik asit üreterek eklem, diz ağrısı ve enflamasyonu azaltmaya yardımcı olur.
  • Soğuk algınlığı tedavisine yardımcı olur.
  • Limon suyu potasyum içerdiği için beyin ve sinir hücrelerine yardımcı olur.
  • Karaciğeri kuvvetlendirir.
  • Bir bardak konsantre limon suyu karaciğerde kalsiyum ve oksijeni dengeler.
  • Cilde çok faydalıdır, kırışıklık ve akne oluşumuna engel olur.
  • Limon suyu bünyeden eksilen tuz oranını dengeler.

Limondaki Vitaminler

100gr limonun içeriğindeki besin değerleri; 28 kalori, 0.3gr yağ, 0mg kolesterol, 2mg sodyum, 138mg potasyum, 9g karbonhidrat, 2.8g diyet lifi, 2.5g şeker, 1.1g protein, 22IU A vitamini, 53mg C vitamini, 26mg kalsiyum, 0.6mg demir, 0 IU D vitamini, 0.1mg piridoksin, 0mg B12 vitamini, 8mg magnezyum. 

Limonun Besin Değerleri

Limon bol miktarda C vitamini içerir. Bunun yanında potasyum, kalsiyum, bakır, magnezyum, folik asit ve lif içeren limondan günde bir adet tükettiğimizde,  vücudumuzun bir günde ihtiyacı olan C vitamininin ortalama %50’ni sağlamış oluruz. Limon aynı zamanda fazla miktarda A vitamini içerir. Limonun 100 gramında 43 kcal kalori bulunmaktadır.

Limonun Zararları

Limonun sağlığa zararı olduğuna dair bir veri yok fakat bazı özel durumlarda limon tüketiminin kısıtlanması gerekiyor.

  • Genelde çocuklar için tavsiye edilmez.
  • Hamilelik ve emzirme sürecinde tavsiye edilmez.
  • Yüksek kan basıncı sorunu olan kişiler tüketimi çok dikkatli yapmalıdırlar.
  • Bağırsak sendromu ve ishali olan kişiler limon tüketiminden kaçınmalıdırlar.
  • Eğer herhangi bir hastalıktan dolayı ayurveda ya da homeopatik preparat gibi ilaçlar kullanılırsanız, mutlaka doktorunuza danışarak limon tüketimi yapmalısınız.
  • Özellikle açık tenli kişilerde cilt sorunlarına neden olabilir. Bu yüzden açık tenli kişiler limon veya yan ürünlerini ciltlerine uygulama noktasında çok dikkat etmelidirler.

Limon yağının faydaları nelerdir, limon yağı neye iyi gelir?

0

Limon Yağı

Toksinleri atmak, cildi arındırmak, sindirimi ve kilo kaybını desteklemek gibi faydalarından dolayı limon yağı çokça kullanılmaktadır. Ayrıca diş beyazlatıcı, selüloit kremi, yüz yıkama ürünü olarak da kullanıldığı alanlar bulunmaktadır.

Limon yağı, vücutta bulunan toksinleri temizlemek, lenf dolaşımını uyarmak, enerji kazandırmak, cilt bakımı sırasında, cildi arındırmak ve bir böcek kovucu olarak hareket etmek için yaygın olarak kullanılmaktadır. Limon yağı, diğer doğal esansiyel yağlar içerisinde en güçlü anti-mikrobiyal özelliklere sahip olandır. Bu özelliği nedeniyle diş beyazlatıcısı, çamaşır spreyi, selülit kremi, yüz yıkama ve ev temizleyici olarak kullanılabilmektedir.

Limon yağı bakteri ve virüsleri def etmemiz için kullanabileceğiniz en önemli ürünlerden bir tanesidir, bu yüzden ecza dolabınızın bir köşesinde mutlaka bulunmalıdır.

Limon yağının faydaları nelerdir?

  • Öksürüğe, soğuk algınlığına ve burun tıkanıklığına iyi gelir. Boğazınızda veya göğsünüzde sıkışma hissediyorsanız boğaz üzerinden göğüs kısmına birkaç damla limon yağı sürün. Bunu günde birkaç defa tekrar edin. Solunum yolları sorunu olanlar havaya limon yağı yayabilirler.
  • Sıcak çaya 1-2 damla limon yağı katmanız boğazlarımızda meydana gelen hastalıklara iyi gelir.
  • Tırnaklarınızda mantar mı var? Kimyon yağı eklediğiniz limon yağını günde iki defa ve iki damla olarak tırnaklarınıza uygulayın.
  • Endişe hissediyor ve ağır stres altında mısınız? Önce doktorunuza danışmalısınız, sonra  düzenli olarak limon yağını teneffüs edin. Kulaklarınızın arkasına ve bileklerinize bir damla limon yağı sürün. Kokusunu derinden içinize çekin. Ruh sağlığınızı korumak için bu harika bir yoldur, tedirginliğinizi giderir. Hatta sakinleştirici etkisinden maksimum derecede faydalanmak için limon yağı karıştırılmış su ile duş alın.
  • Derinizde kabarcıklar, nasır veya diğer egzama türü hastalıklar mı var? Bu bölgelere günde 2-3 kere limon yağı damlatın, birkaç güne kalmaz iyileştiğini göreceksiniz. Her gün bu işlemi yaptıktan sonra elinizi çok iyi bir şekilde yıkadığınıza emin olun.
  • Kilo vermeye mi çalışıyorsunuz? Kilo vermenize ve ruh halinizi düzenli bir şekilde korumanıza yardımcı olacak şey bir bardak suya 2-3 damla limon yağı katarak içmektir. Bu sindirim sisteminizin daha etkili çalışmasına yardımcı olur.  Limon yağının tatlandırıcı hoş tadının, serinletici bir etkisi vardır.
  • Ağzınızda veya damağınızda kaşıntı mı hissediyorsunuz? Doğrudan dilinizin üzerine 1-2 damla limon yağı koyun ve damağınıza dilinizle uygulayın. Antiviral ve antibakteriyel özelliği buralardaki mikropları ve virüsleri kıracaktır.
  • Haftada bir kere diş macunununa limon yağı koyun. Ağzınızı ferahlatacak ve diş fırçanızı mikroplardan arındıracaktır.
  • Alerjik nezleden mi muzdaribsiniz? Mevsimsel alerjilerle mücadele etmek için günde 2-3 kere kulak arkalarına burun altına limon yağı sürün, eğer kokusu sizi rahatsız ediyor ise limon yağını ayak altına sürün.

Dikkat: Limon yağı cildinizi güneş ışınlarına karşı daha hassas hale getirebilir. Bu yüzden limon yağını direkt cildinize uyguladıysanız 72 saat boyunca kendinizi güneş ışınlarından saklayın.

Limon yağı nasıl kullanılır?

Limon yağı nasıl kullanılır?

Tüm bu tıbbi faydalarına ek olarak limon yağı kullanımının pek çok yolu vardır…

  1. Çamaşır Kokusu: çamaşırlarınızı makinada çok uzun süre bıraktıysanız ortaya çıkabilen kötü kokudan giysileri kurtarmak için birkaç damla limon yağı kullanabilirsiniz.
  2. Diş Beyazlatıcı: limon uçucu yağını, kabartma tozu ve hindistan cevizi yağını karıştırın ve dişlerinizi 2 dakika boyunca ovun ve ardından durulayın.
  3. Elleri Temizleyin: arabanızda veya bisikletinizi tamir ederken elleriniz kirlendiyse ve normal sabun ile temizlenmiyorsa, bir kaç damla limon yağını sabuna ekleyin ve ellerinizi yıkayın.
  4. Doğal Dezenfektan: Tezgahı dezenfekte etmek, duşu temizlemek veya küften kurtulmak için çamaşır suyu yerine kullanabilirsiniz. Bunun için saf su ve biraz beyaz sirke karışımı içine 40 damla limon yağı ve 20 damla çay ağacı yağı ekleyin.
  5. Yüz Yıkama: limon esansiyel yağı, cildinizi iyileştirir ve cildinizi yumuşak ve esnek bir hale getirebilir. Limon yağı derinden besleyerek cilde fayda sağlar. Doğal bir yüz yıkama için kabartma tozu ve ballı limon yağı kullanılabilir ki bu karışım sivilcelere karşı da etkili olacaktır.
  6. Ahşap ve Gümüş Cilası: limon yağı ile ıslatılmış bir bez ile lekelenmiş gümüş ve mücevherleri silebilirsiniz.
  7. Zayıflamaya Yardımcı: suyunuza günde 3 damla limon yağı koymanız metabolizmayı hızlandırmayı ve kilo kaybını destekleyebilir.
  8. Bağışıklık Desteği: limon yağı lenfatik drenajı destekler ki bunun için hindistan cevizi yağıyla karıştırın ve boynunuza sürün.

Ortodonti Diş Teli Çeşitleri

0
Ortodonti Diş Teli Çeşitleri
Ortodonti Diş Teli Çeşitleri

Diş tellerinin sadece bozuk diş yapısına sahip kişilere takılmadığını biliyor muydunuz? Peki diş teli neden takılır ve kaç çeşit diş teli vardır? Sizler için diş telinin kimlere neden takıldığını ve çeşitlerini araştırdık. İşte diş teli hakkında bilinmeyenler…

Ortodonti diş teli tedavisi, bozuk olan diş yapısını düzeltmek için yapılan tıbbı bir müdahaledir. Ancak diş teli sadece bozuk diş yapısına sahip kişilere değil; dişi çıkmayan, dişi ayrık olan, dişi kırık olan dişlerin yanı sıra damak darlığı ve çene yapısı bozuk olan kişilere de takılır.

Ortodonti Diş Teli Çeşitleri

Önceki yıllarda tek bir tip diş teli kullanırken, bu durum günümüzde farklılık göstermektedir. Günümüzde çeşitleri ve modelleri olan diş telleri görülmektedir. Bu şekilde tedavi yöntemleri de farklılık göstermektedir. Günümüzde 4 çeşit diş teli kullanılmaktadır.

Bunlar, metal braketler, şeffaf plaklar, lingual braketler ve porselen braketlerdir. Bu dört çeşit diş teli birbirinden farklı modellerde ve farklı tedavi yöntemleri ile uygulanmaktadır. Aynı zamanda tedavi süreleri de birbirinden farklılık göstermektedir.

Bu yöntemler, çocuk ve yetişkinlerin kullanımına göre değişmektedir. Diş telinin seçimi doktor ve hasta tarafından konuşularak birlikte karar verilmesi ile belirlenmektedir.

Metal Braket Diş Teli

Metal Diş Teli
Metal Diş Teli

Metal braketler, uzun yıllardır kullanılan bir çeşittir. Günümüzde de hala kullanılmaktadır. Bu braketler, dişin iç ve dış kısmına yerleştirilmektedir. Metal braketler, en sağlam ve dayanıklı tel tipidir. Doktorlar tarafından da en fazla bu teller tercih edilmekte ve önerilmektedir.

Porselen Braket Diş Teli

Porselen Diş Teli
Porselen Diş Teli

Porselen braketler, şeffaf tel olarak da bilinmektedir. Bu tel tipi daha estetik bir görünüm vermektedir. Genellikle yetişkin ve kadın hastalar tarafından tercih edilen bu teller, az görünmesi sayesinde estetik bir görünüm sağlar. Porselen braketler, hassas yapıya sahiptir. Bu yüzden bakımına dikkat edilmelidir.

Lingual Braket Diş Teli

Lingual Diş Teli
Lingual Diş Teli

Lingual Braketler, genellikle yetişkin hastalar tarafında tercih edilmektedir. Bu braket diğerlerinden farklılık göstermektedir. Bu diş telinde dişin ön kısmında hiçbir uygulama yapılmamakta ve görülmemektedir. Lingual braketler, dişin arka kısmına takılmaktadır. Bu diş telleri görünmemektedir. Estetiğe önem veren hastalar, genellikle bu braket sistemini kullanmaktadır.

Şeffaf Plaklar (İnvisalign)

Şeffaf plak, telsiz ortodonti

Şeffaf plak, telsiz ortodonti uygulamasıdır. Bu plaklar, şeffaf tel olarak da tabir edilir. Şeffaf plakların, en önemli özelliği ise takılıp çıkarılıyor olmasıdır. Doktorun uygulamalarında sonra hazırlanan plaklar, hastaya teslim edilir. Hasta bir bütün halinde ki şeffaf plakları dişlerine kolaylıkla takıp çıkarabilir. Plaklar yemek esnasında çıkarılır ve dişler temizlendikten sonra tekrar takılır. Bu plakların kullanımı rahat, temizliği de kolaydır fakat tedavi süresi diş tellerine oranla farklılık göstermektedir.

Diş teli ne işe yarar?

Diş teli, genetik ya da çocuklukta meydana gelmiş çene ve diş bozukluklarının düzelmesinde yarar sağlamaktadır. Ağız ve çene yapısından oluşan bozukluklar, diş sıralanmasındaki bozukluklar, dişler arasındaki boşluklar ve dar çene sorunlarında çözüm kaynağı olmaktadır. Bu diş telleri, çocuk ve yetişkin kişilere önerilmektedir. Ortodontik sorunlar, ileride daha farklı sorunlara sebep olmaktadır. Bu yüzden önlem alınmalı ve ortodonti tedavi uygulanmalıdır.

Diş Teli Fiyatları

Ortodonti diş teli fiyatları Türk Diş Hekimliği Birliği fiyat tarifesine göre saptanmaktadır. Türkiye genelinde ortodonti ödemeleri uzun süreli bir tedavi olduğu için taksitlendirilmektedir. Ortodontik tedavi ücreti belirlendikten sonra taksitlendirme yapılmaktadır. Tel tedavisi fiyatları da tedavi süresi, kullanılacak tellerin (braketlerin) hangisi olduğu metal – şeffaf (porselen, safir), kullanılacak yöntem; şeffaf plaklar (İnvisalign), içten takılan tel (Lingual ortodonti) gibi birçok değişkene göre belirlenmektedir.

UYARI: İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka ortodonti uzmanı doktora başvurunuz. Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir. Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

Topuk Dikeni Nedenleri

0
Topuk Dikeni Nedenleri
Topuk Dikeni Nedenleri

Topuk dikeni neden olur? Topuk dikenleri, uzun süreli olarak yaşanan kas ve bağ gerginliğinin topuktaki yumuşak dokuları yıpratması sonucunda gerçekleşmektedir. Topuk kemiğini kaplayan zarın yırtılması da bir diğer topuk dikeni nedenidir.

Topuk Dikeni Nedenleri

Topuk ayrıca artan yaşla beraber daha savunmasız bir hale gelebilmektedir. Topuk dikeniyle ilgili yapılan pek çok incelemeye göre, kişi yaşlandıkça topuktaki pedler aşınmaya başlamakta ve şok emilimi sağlama yeteneği azalmaktadır.

Zamanla, topuk altında kalsiyum birikintileri oluşabilmektedir. Bu birikintiler, topuk dikeni olarak tanımlanmış olan kemikli çıkıntıları oluşturmaktadır.

Topuk Dikeni Risk Faktörleri

Topuk dikeni geliştirme riskini artıran pek çok faktör bulunmaktadır ve bazıları şöyle sıralanmaktadır:

Atletik aktiviteler: Koşma ve zıplama, zamanla topuğu ve ayak kemiklerini aşındırabilmektedir.

Sert yüzeylerde aktivite: Sert yüzeylerde sıkça yürümek, koşmak veya zıplamak topuğun aşınmasına yol açabilmektedir.

Topukta travma: Topuğu çürütmek ve örten zarını yırtmak, topuk dikeninin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

Artan yaş: Yapılan çalışmalara göre, topuk dikeni problemi özellikle yaşlı erkek ve kadınlar arasında daha sık görülmektedir.

Kadın olmak: Yine yapılan diğer bir çalışmaya göre, topuk dikeni problemleri erkeklere oranla kadınlar da daha fazla yaşanmaktadır. Bunun bir nedeni kadınların topuklu ayakkabıları tercih etmesi olabilmektedir.

Fazla kilolu olmak: Aşırı kilo ya da obezite topuklar üzerinde aşırı baskı ve stres yaratarak topuk dikeninin gelişmesine yol açabilmektedir.

Uygun olmayan ayakkabılar: Ayağa tam oturan olmayan, destekli özelliğini yitiren veya parmak arası terlik gibi destekleyici olmayan ayakkabıları sık sık giymek, topuk dikeninin gelişmesine neden olabilmektedir.

Hamilelik: Hamileliğe bağlı olarak kilo alımı ve şişlik, bağların daha rahatsız olmasına ve iltihaplanmaların ortaya çıkmasına yol açabilmektedir.

Tıbbi Nedenler

Topuk dikenine neden olabilecek bazı tıbbi koşullar da mevcuttur. Bazıları şöyle sıralanabilmektedir:

  • Reaktif artrit (Reiter hastalığı)
  • Ankilozan spondilit
  • Yaygın idiyopatik iskelet hiperostozu
  • Plantar fasiit

Plantar Fasiit

Plantar fasiit genellikle topuk dikeni ile karıştırılmaktadır. Ancak, ikisi birbirinden farklı durumlardır. Bununla birlikte, plantar fasiit sahibi olmak topuk dikeni geliştirme riskini artırabilmektedir. Plantar fasiit hastalarında topuk dikeni görülmesi çok olasıdır.

Topuğun altında fasya isimli bir bağ doku bulunmaktadır. Plantar fasiit bu doku zedelendiğinde meydana gelmektedir. Topukta şiddetli ağrının hissedilmesine yol açabilmektedir.

Plantar fasiit ayağın alt tabanına uygulanan olağandışı bir kuvvetten kaynaklanmaktadır.

Topuğa olağandışı kuvvet uygulanmasını sağlayan bazı durumlar şunlardır:

  • Obez olmak
  • Çok uzun süre yürümek ya da uzun süre ayakta egzersiz yapmak
  • Ayağı desteklemeyen ayakkabı giymek
  • Diyabet

Plantar fasiit genellikle tedavi olmadan geçmektedir, ancak topuk dikeni tıbbi olarak tedavi edilmedikçe kalıcı olmaktadır.

Topuk Dikeni Nedir?

Topuk dikeni, topuktaki kalkaneus kemiğinde gelişen kemiksi bir büyümedir. Topuk dikenleri ya da çıkıntıları topuğun arkasında veya topuğun altında meydana gelebilmektedir. Oldukça ağrılı olan bu durum günlük hayatı olumsuz etkileyebilmektedir. Ayrıntılı bilgi için Topuk Dikeni Nedir? başlıklı yazımızı takip edebilirsiniz.

Topuk Dikeni Belirtileri

Topuk dikeni nasıl anlaşılır? Topuk dikeni başlangıcında ilk fark edilen, sabahları ya da dinlendikten sonra topuk altında hissedilen ağrıdır. Bu durum zamanla kötüleşmektedir. Topuk bölgesine dokunulduğunda kemiksi bir yumru fark edilmektedir. Ayrıntılı bilgi için Topuk Dikeni Belirtileri başlıklı yazımızı takip ediniz.

Topuk Dikeni Tedavisi

Topuk dikeni nasıl geçer? Topuk dikenini tedavi etmek için bir dizi yöntem bulunmaktadır. Bunlar uygun ayakkabı, ayak destekleyici bantlar, germe egzersizleri, ortez takılması, ilaç tedavisi ve topuk dikeni ameliyatıdır. Ayrıntılı bilgi için Topuk Dikeni Tedavisi başlıklı yazımızı takip edebilirsiniz.

Topuk Dikeni İçin Hangi Doktora Gidilir?

Topuk dikeni tanısı ve tedavisi için ortopedi uzmanına başvurabilirsiniz.

Topuk Dikeni Tedavisi

0
Topuk Dikeni Tedavisi
Topuk Dikeni Tedavisi

Topuk dikeni nasıl geçer? Topuk dikeni her ne kadar dayanılmaz ağrılara yol açsa da, tedavisi mümkün olan bir sağlık problemidir. Topuk dikeni vakalarının yüzde 90’ı evde tedavi yöntemleri ile kontrol altına alınabilmektedir. Bununla birlikte, daha inatçı durumlarda da tıbbi yöntemler ya da cerrahi yöntemlerle iyileştirilebilmektedir.

Topuk Dikeni Tedavisi

Topuk dikeni tedavisine ne kadar erken başlanırsa, olumlu sonuçlar alınması o kadar mümkün olabilmektedir. Bu nedenle, sabah uyandığınızda ilk adımınız size ağrı veriyorsa ve topukta keskin bir titreme hissi oluşuyorsa, hemen tedaviye başlanmalıdır.

Plantar fasiit tedavisinde kullanılabilecek evde tedavi yöntemleri hem faydalı olmakta hem de ileride topuk dikeninin ortaya çıkmasını önleyebilmektedir.

Topuk Dikeni Evde Tedavi Yöntemleri

Dinlenme: Yoğun fiziksel aktivite, uzun süre ayakta durma veya ağır cisimlerin kaldırılması gibi durumlar plantar fasya ve çevresindeki dokunun hasar görmesine yol açabilmektedir. Sonuç olarak da topuk dikeni gelişmektedir. Bu nedenle, ağır fiziksel aktivitelerden sonra tamamen dinlenildiğinden emin olmak, mümkünse vücudu zorlayacak kadar ağır egzersizler yapmamak faydalı olabilmektedir.

Buz uygulaması: Özellikle topuk bölgesinde meydana gelen kızarıklık veya iltihap gördüğünüzde, 20 dakikada bir soğuk kompres uygulayabilirsiniz. Soğukluk antienflamatuar ve analjezik olarak bilindiğinden hasarlı dokunun iyileşmesini hızlandırmakta ve ağrıyı hafifletmektedir.

Özel ortez cihazlar: Ayağa takılan ortez, hasarlı plantar fasia ligamentini kaldırmakta ve yastık görevi görmektedir. Böylece topuklardaki baskı azalmakta ve ağrı hafiflemektedir.

Germe egzersizleri: Germe egzersizleri, plantar fasia ligament ve çevresindeki dokudaki esnekliği güçlendirmektedir. Böylece vücudun topuk dikeni oluşturmak için yanlış yönlendirilmiş olan iyileştirme tepkisi azaltılmaktadır.

Diyet: Topuk dikeni problemi yaşayan bazı kişilerde vücuttaki kalsiyum emilimi kontrol altına alınarak problem hafifletilebilmektedir. Topuk dikeninin kalsiyum emilim sorunlarından veya kalsiyum eksikliğinden kaynaklandığını şüpheleniyorsanız, uygun bir diyet faydalı olabilmektedir.

Aynı zamanda, kemik gücünü ve kalsiyum emilimini artıran magnezyum gibi takviyeler de bazı kişilere yardımcı olabilmektedir.

Antienflamatuar ilaçlar: Ağrı ve şişkinliği azaltmak için antienflamatuar ilaçlar kullanılabilmektedir.

Topuk Dikeni Tıbbi Tedavisi

Topuk dikenini iyileştirmenin bir yöntemi topuk dikeninin ilerlemesini engellemektedir. Bunu yapmanın en iyi yolu ayak altındaki destekleyici kemeri (ayak önü ile topuk arasında kalan alan) korumaya almaktır. Yastık görevi görebilecek bir katman faydalı olacaktır. Sıklıkla ortez kullanılmaktadır.

Ortez: Ortez isimli cihaz ayağa yerleştirilmektedir. Kalsiyumun topuk altında birikmesini önlemek için kemeri optimal yüksekliğe ulaştırmaktadır. Özellikle plantar fasiit tedavisi oldukça başarılı olabilmektedir. Hazır ortezler kullanmak yerine ayağınız ve topuğunuz için özel olarak tasarlanmış ortezleri tercih etmekte fayda vardır.

Kortizon enjeksiyonları: Etkilenen bölgedeki şişliği ve ağrıları azaltmak için kullanılabilmektedir. Reçetesiz olarak satılan antienflamatuar ilaçlar etkili olmadığı takdirde, bu ilaçlar daha güçlü bir seçenek olabilmektedir.

Topuk Dikeni Ameliyatı

Topuk dikeni için cerrahi yöntemler evde tedavi yöntemleri ve ortez tedavisi faydalı olmadığı takdirde tercih edilebilmektedir. Genellikle en az 1 yıl kadar diğer tedavi yöntemlerinin denenmesi tavsiye edilmektedir. Son seçenek olarak uygulandığında ise cerrahi müdahale ile topuk dikeni çıkarılabilmektedir.

Topuk dikeni ameliyatında, topuk altındaki kemiksi yapıyı keserek almak için hassas aletler kullanılmaktadır. Topuk dikenini alma ameliyatına sıklıkla plantar fasyasının bir kısmını topuk kemiğinden ayıran plantar fasyayı serbest bırakma ameliyatı da eşlik etmektedir, bu da kemer üzerindeki baskıyı ve gerginliği azaltmaktadır.

Topuk Dikeni İçin Hangi Doktora Gidilir?

Topuk dikeni tanısı ve tedavisi için ortopedi uzmanına başvurabilirsiniz.

Topuk Dikeni Nedir?

Topuk dikeni, topuktaki kalkaneus kemiğinde gelişen kemiksi bir büyümedir. Topuk dikenleri ya da çıkıntıları topuğun arkasında veya topuğun altında meydana gelebilmektedir. Oldukça ağrılı olan bu durum günlük hayatı olumsuz etkileyebilmektedir. Ayrıntılı bilgi için Topuk Dikeni Nedir?başlıklı yazımızı takip edebilirsiniz.

Topuk Dikeni Belirtileri

Topuk dikeni nasıl anlaşılır? Topuk dikeni başlangıcında ilk fark edilen, sabahları ya da dinlendikten sonra topuk altında hissedilen ağrıdır. Bu durum zamanla kötüleşmektedir. Topuk bölgesine dokunulduğunda kemiksi bir yumru fark edilmektedir. Ayrıntılı bilgi için Topuk Dikeni Belirtileri başlıklı yazımızı takip ediniz.

Topuk Dikeni Nedenleri

Topuk dikeni neden olur? Topuk dikeni topuk bölgesinin bir noktasında kalsiyumun birikmeye başlaması sonucu gelişmektedir. Bu durum topuğun aşırı zorlanması nedeniyle oluşmaktadır. Olası tetikleyiciler arasında, aşırı ve yıpratıcı koşma ve zıplama ya da uzun süre ayakta durma bulunmaktadır. Ayrıntılı bilgi için Topuk Dikeni Nedenleri başlıklı yazımızı takip edebilirsiniz.

Topuk Dikeni Nedir?

0
Topuk Dikeni Nedir
Topuk Dikeni Nedir

Topuk, her adımda vücudun ağırlığını taşımaktadır. Bu nedenle, topuklarla ilgili herhangi bir sorun veya ağrı meydana geldiğinde yürümeyi zorlaştırabilmekte, hatta dayanılmaz bir hale getirebilmektedir. Topuk dikeni de yaygın olarak yaşanan topuk problemleri arasında gelmektedir.

Topuk Dikeni Nedir?

Topuk dikenleri veya kemiksi büyümeler (ayrıca osteofit olarak da bilinmektedir), topuk kemiğinde kalsiyum birikintileri ile oluşan küçük çıkıntılardır. Bu birikintiler, topuk kemiğine bağlı ligament sürekli gerildiğinde ve büzüldüğünde oluşabilmektedir. Diğer bir neden de bağ dokunun, kemiğin kendisinden kopmasıdır.

Topuk dikenleri genellikle plantar fasyanın iltihaplanması durumu olan plantar fasiit gibi diğer ayak durumlarıyla ilişkili olarak gelişmektedir. Plastar fasya, topuk kemiğini ayak parmaklarına bağlayan, ayak tabanından geçen kalın bir doku grubudur. Topuk dikeni geliştiren kişilerin yaklaşık yarısında plantar fasiit de mevcuttur. İkisi birbirine karıştırılan durumlardır. Hatta doktor tarafından plastar fasiit topuk dikeni olarak da tespit edilebilmektedir.

Topuk Dikeni Belirtileri

Topuk dikeni nasıl anlaşılır? Ortak topuk dikeni belirtileri şunlardır:

  • Topuk iç kısmında veya altında keskin, bıçaklayıcı veya donuk fakat yoğun bir ağrı
  • Dinlenme sonrasında kötüleşen ağrı
  • Baldır kaslarının sertleşmesi ve yürümenin zorlaşması
  • Ağırlık taşındığında ya da sert bir yüzeyde yüründüğünde şiddetlenen ağrı
  • Günlük işleri engelleyen ağrı
  • Topuk altında kemiksi bir çıkıntı

Ayrıntılı bilgi için Topuk Dikeni Belirtileri başlıklı yazımızı takip ediniz.

Topuk Dikeni Nedenleri

Topuk dikeni, topuk kemiğinin alt kısmında kalsiyum birikmesi sonucunda oluşmaktadır. Bu durum kas ve ligamentlerin veya plantar fasyanın gerilmesi nedeniyle olabilmektedir. Topuk dikeni geliştirme riskini artıran bazı faktörler ise şunlardır:

  • Ayakların nasıl çalıştığı ile ilgili problemler (biyomekanik)
  • Sert yüzeylerde uzun ve yorucu koşular
  • Destekleyici olmayan ayakkabılar
  • Fazla kilolu veya obez olma

Ayrıntılı bilgi için Topuk Dikeni Nedenleri başlıklı yazımızı takip ediniz.

Topuk Dikeni Tedavisi

Topuk dikeni nasıl geçer? Topuk dikenini tedavi etmenin bir dizi yöntemi bulunmaktadır ve bazıları şöyle sıralanmaktadır:

  • Ayakkabıların ayakla uyumlu olması, yapılan aktivitenin türleri için yeterli desteği sağlaması ve herhangi bir ağrıya neden olmaması
  • Ayağı desteklemek için ayağın sıkıca sarılması
  • Plantar fasiit ve baldır kasları için germe egzersizleri
  • Topuğu hizalamak ve desteklemek için ortez cihaz
  • Ağrı kesici ilaçlar
  • Topuk dikeni ameliyatı

Ayrıntılı bilgi için Topuk Dikeni Tedavisi başlıklı yazımızı takip edebilirsiniz.

Topuk Dikeni İçin Hangi Doktora Gidilir?

Topuk dikeni tanısı ve tedavisi için ortopedi uzmanına başvurabilirsiniz

Topuk Dikenine Ne İyi Gelir?

Topuk Dikeni Bitkisel Tedavisi

  • Esansiyel yağlar: Biberiye veya lavanta gibi saf uçucu yağlar ya da hindistancevizi ve zeytinyağı gibi günlük yağlar antienflamatuar özelliklerinden dolayı ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilmektedir.
  • Hindistan cevizi yağı aynı zamanda etkili bir nemlendirici olduğu için topukların yumuşamasını da sağlamaktadır. Tercih ettiğiniz yağı hafifçe ısıtın ve derin ama nazikçe topuğunuza masaj yaparak uygulayın.
  • Elma sirkesi: Her derde deva olan elma sirkesini topuk dikeni için de kullanabilirsiniz. Elma sirkesinin kemikten fazla kalsiyumu çıkardığı bilinmektedir. Bu nedenle topuk dikeni için etkili olabilmektedir.
  • Ilık su ile dolu olan küvete birkaç damla elma sirkesi ekleyin ve ayaklarınızı içine sokup topuklarınızı iyice ıslatın. Sonrasında bir havlu ile topuklarınızı kurulayın.
  • Keten tohumu yağı: Keten tohumu yağı, iltihaplanmayı engellemeye yardımcı bir omega-3 yağ asidi biçimi olan alfa-linolenik asit bakımından oldukça zengindir.
  • Ilık suya keten tohumu yağı ekleyin ve bir havluyu suya batırın. Havluyu topuğunuzun etrafına sarın ve üzerine bir ısıtma yastığı yerleştirin. En az bir saat açık bırakın ve bu süre içinde hareket etmekten kaçının.
  • Antienflamatuar bitkiler: Zerdeçal, zencefil, kırmızı biber ve kimyon tohumu gibi bazı bileşenler, güçlü antienflamatuar özellikleriyle tanınmaktadır.
  • 1 çay kaşığı toz zencefil, zerdeçal, kimyon tohumlarını veya karabiberi ılık suyla kaynatın. Ağrıyı hafifletmek için bu karışımı içebilirsiniz.

Topuk Dikeni Evde Tedavi Yöntemleri

Buz: Anında hızlı bir rahatlama sağlaması için buz uygulamaları yapabilirsiniz. Etkilenen bölgeye birkaç dakika boyunca bir buz torbası koymak, şişkinliği ve ağrıyı hafifletmek için etkili olabilmektedir.

Not: Buzu doğrudan topuklarınıza uygulamaktan kaçınmalısınız. Bir buz torbası kullanabilir veya bir havluya sarabilirsiniz.

Epsom tuzu: Epsom tuzu magnezyum sülfattan oluşmaktadır. Vücuttaki magnezyumun çoğu da kemiklerde depolanmaktadır.

Suya biraz Epsom tuzu ekleyin ve ayaklarınızı bu suyun içine sokun. Ayrıca, topuklarınıza hafifçe masaj yapmak için de kullanabilirsiniz.

Karbonat: Topuk dikeni tedavisi için evde uygulanabilecek bir diğer yöntem ise karbonattır. Karbonat topukta biriken kalsiyum kristallerine etki edebilmektedir. Aynı zamanda, pH seviyesinin dengelenmesine de yardımcı olabilmektedir.

Yarım çay kaşığı karbonatı suyla karıştırarak bir macun hazırlayın. Sonrasında masaj yaparak topuğunuza uygulayın.

Topuk Dikenini Önleme Yöntemleri

Topuk dikeni hemen gerçekleşen ya da ilk tetikleyicide meydana gelen bir sağlık problemi değildir. Bu nedenle, en mantıklı olan topuk dikeni meydana gelmeden önlemeye çalışmaktır. Topuk dikenini önlemek için faydalı olabilecek bazı tavsiyeler şunlardır:

  • Çok sayıda kemer desteği ile doğru ayakkabıları giyin.
  • Farklı amaçlar için uygun ayakkabılar giyin.
  • Egzersizden önce ısının ve gerinin.
  • Egzersiz yaparken kendinizi adım adım hızlandırın.
  • Düz, sert yüzeylerde koşmaktan kaçının.
  • Kilonuza dikkat edin. Kilo vermek veya sağlıklı kilonuzu korumak, topuk dikenlerinin önlenmesine yardımcı olmaktadır.

Topuk Dikeni Belirtileri Nelerdir?

0
Topuk Dikeni Belirtileri
Topuk Dikeni Belirtileri

Topuk dikeni nasıl anlaşılır? Topuk dikeni başlangıcında olan ya da topuk dikeni geliştirmiş olan herkes belirti yaşamayabilmektedir. Bununla birlikte, bazı hastalar oldukça can sıkıcı belirtilere maruz kalabilmektedir.

Çoğu zaman, uyuduktan ya da ayağı dinlendirdikten sonra birkaç adım atıldığında, topuk altında rahatsız edici bir ağrı hissedilmektedir. Diğer bir spesifik belirtisi de topuk dibinde gelişen hafif bir kemiksiz çıkıntıdır.

Topuk dikeni vakalarında, genellikle bu durum başka bir sağlık sorunu için ayak bölgesi incelendiğinde tesadüfen teşhis edilmektedir.

Topuk Dikeni Belirtileri

  • Sabahları ayağa kalkarken topukta hissedilen bıçak gibi keskin bir ağrı
  • Günün geri kalanında topukta hissedilen donuk bir ağrı
  • Topuk önünde inflamasyon ve şişlik
  • Etkilenen bölgeden yayılan ısı
  • Topuk altında küçük, görünür kemik benzeri bir çıkıntı
  • Yalınayak yürümeyi zorlaştıran topuk altındaki hassasiyet noktası

Yukarıda sıralanmış olan belirtilerin yaşanması söz konusuysa, doktor sorunu belirlemek için ayağının röntgenini çekmek isteyecektir. Çıkıntının bir röntgende görülmesi, o kişinin topuk dikeni geliştirdiğinden emin olmanın tek yoludur.

Plantar Fasiit Belirtileri

Plantar fasit hem bir topuk dikeni nedeni hem de topuk dikeni ile karıştırılan bir sağlık sorunudur.

Plantar fasiit, ayak tabanında ağrı ve hassasiyet hissedilmesine yol açmaktadır. Bu hassasiyet, genellikle topukta olmakla birlikte, ayağın tamamı da etkilenebilmektedir.

Ağrının kaynağı ayak önü ile topuk arasında kalan ayak altındaki plantar fasya isimli dokudur. Bu alanda meydana gelen herhangi bir zorlanma ya da yaralanma ayak tabanında ağrıların ortaya çıkmasına yol açabilmektedir.

Plantar fasyada gelişen iltihaplanma topuk kemiği ile birleşiği yerde topuk dikeninin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Topuk dikeni genellikle plantar fasiitin ileri evrelerinde görülmektedir.

Plantar fasiit yürümeyi ve koşmayı zorlaştırabilmektedir. Sabahları veya otururken ya da arabadan indikten sonra ayak tabanında bir sertlik ve rahatsızlık hissedilmektedir.

Plantar fasiit, sert yüzeylerde yalınayak yürümeyi de acı verici bir hale getirebilmektedir. Bazen ayağın dibi ısınmakta, şişmekte ve yumuşamaktadır.

Topuk Dikeni Nedir?

Topuk dikeni, topuktaki kalkaneus kemiğinde gelişen kemiksi bir büyümedir. Topuk dikenleri ya da çıkıntıları topuğun arkasında veya topuğun altında meydana gelebilmektedir. Oldukça ağrılı olan bu durum günlük hayatı olumsuz etkileyebilmektedir. Ayrıntılı bilgi için Topuk Dikeni Nedir? başlıklı yazımızı takip edebilirsiniz.

Topuk Dikeni Nedenleri

Topuk dikeni neden olur? Topuk dikeni topuk bölgesinin bir noktasında kalsiyumun birikmeye başlaması sonucu gelişmektedir. Bu durum topuğun aşırı zorlanması nedeniyle oluşmaktadır. Olası tetikleyiciler arasında, aşırı ve yıpratıcı koşma ve zıplama ya da uzun süre ayakta durma bulunmaktadır. Ayrıntılı bilgi için Topuk Dikeni Nedenleri başlıklı yazımızı takip edebilirsiniz.

Topuk Dikeni Tedavisi

Topuk dikeni nasıl geçer? Topuk dikenini tedavi etmek için bir dizi yöntem bulunmaktadır. Bunlar uygun ayakkabı, ayak destekleyici bantlar, germe egzersizleri, ortez takılması, ilaç tedavisi ve topuk dikeni ameliyatıdır. Ayrıntılı bilgi için Topuk Dikeni Tedavisi başlıklı yazımızı takip edebilirsiniz.

Topuk Dikeni İçin Hangi Doktora Gidilir?

Topuk dikeni tanısı ve tedavisi için ortopedi uzmanına başvurabilirsiniz.

Kuru fasulyenin cilde faydaları nelerdir, fasulye maskesi nasıl yapılır?

0
Kuru Fasulyenin Cilde Faydaları ve Maske Tarifi
Kuru Fasulyenin Cilde Faydaları ve Maske Tarifi

Fasulye maskesi birçok kişinin duyduğunda şaşırdığı maskelerden biri kabul edilmektedir. Özellikle son zamanlarda daha popüler olan maskelerden biri de fasulye maskesidir.

Cildinizdeki lekeleri gidermek ve pürüzsüzleştirmek için pilavın üzerine iyi giden kuru fasulye maskesini denediniz mi? Uzmanların son yılda yaptığı araştırmalara göre bakliyat türleri vücuda vitamin sağlarken aynı zamanda daha birçok problemi de ortan kaldırıyor. Peki kuru fasulyenin faydaları neler? Kuru fasulye maskesi nedir ve nasıl yapılır?

İçerdiği vitamin ve mineral bakımdan vücut sağlığına oldukça faydalı olan kuru fasulyenin cildi güzelleştirdiğini biliyor muydunuz? Hatta bazı pahalı marka kremlerin içerisinde de yer alan kuru fasulyenin faydalarına gelin birlikte göz atalım

Cilde Faydaları Nelerdir

  • Kuru fasulye, cildin renk tonunu eşitleyerek, parlak bir hale gelmesine yardımcı oluyor.
  • Sivilceleri kurutarak cilde bakım yapıyor.
  • Cildi nemlendirerek pul pul dökülmeleri önlüyor.
  • Cildin gençleşmesini sağlıyor.
  • Kusursuz bir görünüme kavuşturuyor.

Maskesi Nasıl Yapılır?

MALZEMELER

1 kase haşlanmış kuru fasulye
1 tatlı kaşığı bal
1 tatlı kaşığı limon suyu
2 yemek kaşığı zeytinyağı

YAPILIŞI

Cam kasenin içerisinde kuru fasulyeleri ezin daha sonra kalan malzemeleri de ilave ederek güzelce karıştırın. Ardından hazırladığınız karışımı cildinize uygulayıp yarım saat beklettikten sonra ovalayarak cildinizden çıkartın.

Sonrasında nemlendirici uygulayarak kısa sürede farkı görebilirsiniz.

Kuru fasulye maskesini, haftada 2 kez düzenli olarak uygulandığında cildi gençleştirerek adeta kusursuz bir görünüme kavuşmasını sağlamaktadır.

Hepsi bu kadar!

Deve dikeninin faydaları nelerdir, deve dikeni neye iyi gelir?

0

Deve Dikeni

Eryemana dikeni, Kutsal Meryem dikeni olarak bilinen heybetli bir bitki olan deve dikeni, nerelerde yetişir, nasıl kullanılır? İşte deve dikeninin faydaları ve zararları nelerdir?

Devedikeni, güçlü ve çizgili gövdesinin ucundaki iğneli ve mor renkli çiçekleriyle heybetli bir bitkidir. Devedikeni, keskin dikenlerle bezenmiş yeşil kısımlarıyla ilk bakışta diğer kenger türlerini anımsatır. Ama devedikeninin yapraklarının dallanan damarlarındaki beyaz benekler ayırt edicidir.

Bu bitkinin diğer adları eryemana dikeni, Kutsal Meryem dikeni ve kutsal dikendir. Tür adı olan marianum Bakire Meryem’i ifade eder. Bir Orta Çağ söylencesine göre Meryem’in sütünden bir damla bitkinin yapraklarına düşmüştür. Süt yapraklara değdiğinde beyaz benekler ortaya çıkmış ve var olmaya devam etmiştir. Orta Çağ’da insanlar bitkinin görüntüsünde tıbbi olarak nasıl kullanılması gerektiğinin ipuçlarının var olduğuna inanırlardı.

Deve dikeni bitkisi ince ve çengel biçiminde olan otsu bir bitkidir. Temmuz ve ağustos aylarında çoğunlukla mor renkli çiçekler açar. Çok nadir olarak çiçekleri beyaz da olabilir. Deve dikeni çiçeği yaşken güzel kokuludur.  Kuruyunca bu koku kaybolur.

Deve dikeninin faydaları nelerdir?

  • Deve dikeni genellikle karaciğer hastalıkları tedavisinde kullanılmaktadır. Karaciğerin yağ parçalama özelliğini kullanarak bu organda yağ birikmesine engel olur. Dolayısıyla deve dikeni tüketerek karaciğerinizin yağlanmasını engelleyebilir, karaciğer hastalıklarından korunabilirsiniz.
  • Deve dikeni düzenli miktarlarda tüketildiğinde sindirim sistemi ve mide de meydana gelen rahatsızlıkların gelişmesine de engel olur.
  • Alkol kullanımına bağlı olarak vücutta gelişen siroz hastalığına deve dikeni engel olmaktadır. Tabii alkolün vücutta oluşturduğu yıkımı hiçbir ürün engelleyemez. Bizler yine de kullanmamızı tavsiye ediyoruz.
  • Deve dikeni suyunun ateş düşürücü etkisi olduğu söylenmektedir. 
  • Deve dikeni bitkisinin romatizmaya bağlı gelişen hastalıkları da engellediği söylenmektedir.
  • Deve dikeni bitkisinin kanser hücreleri engelleyici etkisi olduğu ve gelişmesini durduğu bilinmektedir.  Günde bir bardak deve dikeni çayının kanser hücrelerinin gelişmesini engelleyici etkisi bulunmaktadır.
  • Deve dikeni bitkisi özünde bulunan antioksidanlar, yağ asitleri ve silimarin maddesi karşımı kan şekeri seviyesini dengelemek için insülin seviyelerini düzenleyebilmektedir. Eğer diyabet gibi bir durumdan muzdaripseniz, deve dikeni bitkisini deneyebilirsiniz. Hem kan şekeri seviyelerini düzenlemekte hem de diyabete yakalanma riskini azaltmaktadır.
  • Deve dikeni sütünün enfeksiyonlarla ve mantarlarla mücadele ettiği bilinmektedir. Deve dikeni bitkisi, geleneksel tıpta birçok mantar çeşidine karşı kullanılmaktadır. Ayrıca mantar zehirlenmelerinde deve dikeni bitkisi ölümleri önlemek için etkili olabilmektedir.
  • Karaciğer vücuttaki kan temizlediği ve metabolize hızlandırdığı için yağ yakmada önemlidir. Karaciğerin bu fonksiyonlarını deve dikenindeki silimarin maddesi yükseltmektedir; bu nedenle hızlanan metabolizma yağı yakmaktadır. Bunun sonucu da kilo vermenin daha kolay bir hale geldiği anlamına gelmektedir.
  • PMS belirtilerini hafifletmektedir. Bu dönemlerde deve dikeni çayını tüketmek bu rahatsızlıkları hafifletmekte ve rahatsızlığı azaltmaya yardımcı olmaktadır.

Deve dikeni nasıl kullanılır?

  1. ÇAY: 1 çay kaşığı ezilmiş devedikeni tohumunu 1 bardak suda 10 dakika demleyin. Süzün. Günde 1-3 bardak için.
  2. TENTÜR: Karaciğer için kullanıyorsanız alkol ekstreleri önerilmez.
  3. EKSTRE: Karaciğeri korumak için kullanıyorsanız en az % 70 oranında silymarin içeren bir ürün kullanın. Doz genellikle günde 210-420 mg’dır. Araştırmalar devedikeninin fosfatidilkolinle karıştırıldığında emiliminin hızlandığını göstermiştir.

Deve dikeni tohumu neye iyi gelir?

Bu bitkinin tohumları, aktif bir bileşen olan silimarini yüksek konsantrasyonda içermektedir. Bu bileşen oksidatif hasar ve serbest radikallerin üretimini azaltan bir antioksidandır. Ayrıca karaciğer toksinlerinin etkisiz hale getirilmesini sağlamaktadır.

  • Karaciğer fonksiyonlarını uyararak hastalık, kötü beslenme, alkol gibi karaciğere zarar veren durumlardan korur. Karaciğer kanseri, siroz ve hepatit olanlar için özellikle yararlıdır.
  • Ciltteki akneleri temizler.
  • Kötü kolesterolü düşürürken iyi kolesterolü artırmaya yardımcı olur.
  • İrritabl bağırsak sendromu ve Crohn hastalığı belirtilerini yatıştırır.
  • Safra kesesi taşını önler, tedavi eder ve böbrek fonksiyonlarını korur.
  • Sindirime yardımcı olurken aynı zamanda inflamatuar olarak çalışıp iltihaplı bağırsağa yardımcı olur.
  • Özellikle mantar zehirlenmelerinde ölüme karşı bir panzehir olarak kullanılır.
  • Yapılan çalışmalarda, deve dikeni tohumunun kanser hücrelerinin çoğalmasını önlediği ve tümörlere kan akışını azalttığı görülmüştür.

Deve dikeni nerede yetişir?

Deve Dikeninin Faydaları
Deve Dikeninin Faydaları

Deve Dikeni Akdeniz ülkeleri, Güney Rusya ve Kuzey Afrika’da yaygın olmasıyla birlikte ülkemizde Ege ve Marmara bölgelerinde sıkça görülmektedir.

Bu bitki her türlü toprağa uyum sağlar fakat istenilen boya gelmesi amaçlanırsa zengin humusa gereksinim duyduğunun bilinmesi gerekmektedir. Bitkinin çoğaltılması için; tohumu ilkbahar sonunda veya sonbaharda şaşırtılmak üzere saksıya ekilmesi gerekmektedir. Ilık iklimlerde kendi kendine dökülen tohumlardan da çıkıp büyür. Limonluklarda ya da bitki örtüsü içinde ilkbahar başında da yetiştirilmeye başlanabilir.

Deve Dikenini yetiştirmek için 75cm aralıklarla seyreltilir ya da şaşırtılır. Evde yetiştirmeye müsait bir bitki değildir.

Bu Bitkiden ürün almak için; toplama yöntemi geçerlidir fakat kökünü elde etmek için ikinci yılında kazılarak yapılması gerektiği bilinmelidir.

Deve dikeninin kimyasal özellikleri

Bu bitkinin bileşiminde karaciğeri koruyucu etken maddeler ve kendine has diğer maddeler bulunmaktadır. Bunlar; flavonolignandan meydana gelen silymarin, taxifolin, quarcetrin, albumin, müsilaj, sabit yağ ve acı maddelerdir.

Deve Dikeni ekstreleri %70–80 silymarin içermesinden dolayı antioksidan etki göstererek karaciğerin serbest radikallerinin zararlarından korur. Aynı zamanda karaciğer hormonlarının ilaçların ve kimyasalların detoksifikasyonundan sorumludur.

Tohumları; %25–30 sabit yağ, nişasta, tanen, silymarinler ki bunlar: silybin, silydianin ve slychristin içermektedir.

Silymarin bileşiklerinin karaciğer hücrelerinde ribozomal RNA moleküllerini sitimüle ederek protein sentezini arttırdığı sanılmaktadır. Aynı preparatlar mantar zehirlenmelerinde amonitin ve pholloidin alkoloidlerinin karaciğerde zehir etkisini önleyici olarak da kullanılmaktadır.

Deve Dikeni bitkisinde bu maddeler yanında, tyramin, flavonid, histamin, reçine, âmine, albümin, agmatin maddeleri de bulunmaktadır.

Deve dikeninin zararları nelerdir?

Çoğu yetişkin için ağız yoluyla alındığında deve dikeni güvenli olarak kabul edilmektedir. Deve dikeni bazen müshil etkisi görebilmektedir. Diğer daha az yaygın yan etkileri arasında ise bulantı, ishal, hazımsızlık, bağırsakta gaz, şişkinlik, dolgunluk, ağrı ve iştahsızlık vardır.

Deve dikeni sütünün cilde uygulandığında ya da enjekte edildiğinde tamamen güvenli olduğuyla ilgili yeterli bir bilgi yoktur.

Hamilelik ve emzirme: Hamilelik ve emzirme dönemindeyseniz deve dikeni tüketiminin güvenirliğiyle ilgili yeterli bilgi yoktur. Güvenli tarafta kalmak için deve dikeni tüketiminden uzak durmakta fayda vardır.

Yakup otu (kanarya otu) ve benzeri bitkilere olan alerjiler: Deve dikeni asteraceae bitki familyasına duyarlı kişilerde alerjik reaksiyona neden olabilir. Bu ailenin üyelerinden bazıları kanarya otu, kasımpatı, kadife çiçeği, papatyadır. Eğer alerjiniz varsa, süt deve dikeni almadan önce sağlık kuruluşunda kontrol ettiriniz.

Diyabet: Deve dikeni içerdiği bazı kimyasallar nedeniyle şeker hastası olan kişilerde kan şekerini düşürebilmektedir. Bu nedenle, diyabet ilaçlarıyla beraber dozların ayarlanması gerekmektedir.

Hormona duyarlılık: Meme kanseri, rahim kanseri, yumurtalık kanseri, endometriyozis veya uterus fibroidi gibi durumlar var ise deve dikeni bitkisinin özü östrojen gibi davranabilmektedir. Östrojene maruz kalmak sizi kötü yapıyorsa deve dikeni bitkisi kullanımından uzak durun. Buna karşılık, daha yaygın olarak kullanılan deve dikeni tohumu ekstreleri östrojen etkisi göstermemektedir.